Ocak 2013 M. Selçuk ÖZDOĞAN A- A+
A- A+

Sen, Ben ve Çocuklarımız (Nevzat Tarhan)

Kıymetli İlkadım Kitaplığı okuyucularımız. Bu ayki sayımızda Prof. Dr. Nevzat TARHAN’ın Sen, Ben ve Çocuklarımız isimli kitabı inceleyeceğiz.

Bizlere dünyanın en güzel, en değerli aynı zamanda yükümlülüğü en fazla olan bir emanet verilmiş. Bizler bu emaneti en güzel şekilde muhafaza edip, bizlerin cenneti kazanmamıza vesile olacak evlatlar yetiştirme gayreti içerisinde olmalıyız. Dolayısıyla bu tür kitaplar bizlere yol gösterici olması açısından önemli buluyorum. Kendimize alacağımız en küçük eşyayı dahi ayrıntılarıyla inceliyoruz. Evlatlarımızın yetişmesi hususunda işi şansa veya deneme yanılmaya bırakamayız kanaatindeyim. 

Sen, Ben ve Çocuklarımız isimli kitap, çocuk eğitimi üzerine yazılan diğer kitaplardan farklı olarak çocuk eğitimiyle ilgili bizlere özet bilgiler sunuyor. Günümüz insanının hangi kaygılarla çocuk yapmaya karar verdiği veya vermediği, çocuk dünyaya geldikten sonraki süreçte yaşanan bazı sıkıntılar ve çözüm yolları bizlere gayet güzel bir şekilde açıklanıyor. Her sıkıntılı durumla ilgili bazı küçük yol gösterici ipuçlarının verilmesi çok güzel olmuş. Belki bu ipuçlarının çoğaltılması okuyucu açısından daha faydalı olabilirdi.

Bugün oyuncağı için yalan söyleyen çocuk yetişkinliğinde, örneğin bir yönetici olduğunda, menfaati gerektiği sürece yalan söyleyebilir.”Cümleye dikkat edelim. Görmezden geleceğimiz ufacık ihmaller zamanla ne tür sonuçlar doğurabilir.

Anne babalar çocuklarına iki sermaye bırakırlar; maddi sermaye ve psikososyal sermaye. Psikososyal sermaye, insani, ahlaki değerlerdir; çocuğun zenginleşmiş ruh dünyasıdır. Böyle bir mirasa sahip çocuk ileride kendisini rahatlıkla geliştirebilir, başarılı ve mutlu bir hayat sürebilir. İyi bir eğitim aldıysa maddi sermaye de kavuşabilir.”

Kitabımızda ayrıca günümüz ebeveynlerinin muzdarip olduğu bilgisayar, internet kullanımı ile ilgili bizlere önemli bilgiler sunuluyor. Bilgisayar ve internet bağımlılığını tıpkı madde bağımlılığı gibi ciddiyetle ele alınıp gerekirse yatılı olarak tedavi edilmesi gereken bir durum olarak değerlendiriyor yazarımız. Bizler bu konuda ne yapmamız gerektiğiyle ilgili ayrıntılı bilgi sahibi olmalıyız. Burada yazarımız yasaklamanın çözüm olmadığı, çocuklarımıza sınırlamalar getirmemizi, nasihatçi değil yol gösterici olmamızı, çocuğumuza seçenekler sunarak onları ikna etmemizi tavsiye ediyor. Özetle, nasıl bir çocuğun şehrin ortasında tek başına bırakılması bir hataysa, sanal ortamda da tek başına bırakılması hatadır. Bizler de evlatlarımızla nerelere emanet ettiğimize dikkat etmeliyiz.

Bu kitapta bizleri daha neler bekliyor diyorsanız: çocuklarımıza özgüven kazandırırken nelere dikkat etmemiz gerektiği, yemek yedirmede zorlandığımız çocuklarımıza nasıl davranmamız gerektiği ile ilgili bilgiler, kardeş kıskançlığıyla mücadele, uykusundan korkuyla uyanan çocuklarımız ile ilgili bilgiler, harçlık eğitimi, mahremiyet eğitimi, çalışan anneler ve çocuklarının durumu vb…

Çocuklarımıza eğitirken karşılaştığımız sorunlara çözüm olabilmesi umuduyla…

Timaş Yayınları


Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ocak 2013

Sayı: 294

İlkadım Arşiv