Temmuz 2014 Nureddin SOYAK A- A+
A- A+

Oruçla Arınmak

Rabbimiz buyurdu ki:

“Nefsini arındır.” (Müddessir, 4)

   Rabbimizin, ilk gönderilen ayetlerde Rasulullah sallalahu aleyhi ve sellem Efendimize ve onun şahsında müslümanlara maddî ve manevî arınmayı emretmiş olması çok anlamlıdır. Rabbimizin arzında maddî ve manevî kirlenmenin sınırları zorladığı bir zamanda, küllî bir arınma ayına daha kavuştuk. Rabbimize ne kadar şükretsek azdır. Arınmanın elbette bir zamanı ve mekânı olmaz. Mü’min her zamanda ve mekânda dînen temizlenmenin yol ve yöntemlerini bilmek zorundadır. Maddî, manevî, hükmî kirlerden temizlenmenin yolları vardır. Maddî kirlerden genelde su ile temizleniriz. Rabbimize ibadet edebilmek için bu şart. Su bulamadığımız zamanlarda “Su bulamadım, Rabbimin huzuruna çıkamam.” diyemeyiz şartlar oluşmuşsa temiz bir toprak veya toprak cinsi bir şeyle temizlenerek Rabbimize ibadeti yerine getirmek zorundayız. Rabbimiz, kâinatı rüzgâr kar ve yağmurla sürekli temizlemekte ve kulları için yaşanır hale getirmektedir. Hayvanların bile kendilerine has temizlenme yöntemleri vardır. Rabbimiz nasıl kâinatı bazı zamanlarda genel bir temizliğe tabi tutuyorsa, kulları için de genel temizliğe vesile olacak zaman, mekân ve ibadetler ihdas etmiştir. Bunların kimi kar, kimi yağmur, kimi de bir ibrik su mesabesindedir.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.” (Şems, 9)

“Allah’a arınmış bir kalp ile gelen başka.” (Şu’ara, 89)

“Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur.” (Fatır, 18)

    Maddî ve manevî temizlik öncelikle kişiyi ilgilendirir. Faydası da öncelikle tamamen kişinin kendisine aittir. Maddî temizlik kişinin bedeninin sıhhat ve selameti için şartken, manevî temizlik, ruhunun sıhhat ve selameti için şarttır.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.” (Bakara, 222

    Allah temizdir, temizlenenleri sever. Maddî pisliklerin adı kirken, manevî kirlerin adı günahtır. Temizlik bir bütündür. Mü’minler madden ve manen temizliğe dikkat etmelidir.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.” (A’la, 14-15)

    Temizlik, mü’mini iki cihanda da aziz ve bahtiyar eder.

Rabbimiz buyurdu ki:

“İçinde ebediyyen kalacakları adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan temizlenenlerin mükâfatıdır.” (Ta-Ha, 76)

    İman temizliktir. Abdest temizliktir. Gusül temizliktir. Teyemmüm temizliktir. Namaz temizliktir. Oruç temizliktir. Zekât temizliktir. Hac temizliktir. Tövbe temizliktir. Nebevî ahlak temizliktir.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Ey iman edenler, fenalıktan sakınasınız diye, sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı. Umulur ki Allah’tan sakınır, korkarsınız.” (Bakara, 183)

   Oruç hem günahlardan korunmaya vesile hem de günahlardan kurtulmaya vesiledir.

    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki:

“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, kendisinin geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari-Müslim)

    Orucun gerçek oruç olabilmesi için, ilahî ve nebevî ikaz ve uyarılara uymak zorundayız.

    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki:

“Oruç sadece yemek, içmek vesaireden kesilmek değildir. Kamil ve sevaplı oruç ancak faydasız laftan, boş vakit geçirmekten, kötü söylemekten ve nefsi emmarenin bütün temayüllerinden vazgeçmektir. Şayet biri sana söver yahut sana cahilce herhangi bir harekette bulunursa, kendi kendine ‘şüphesiz ki ben oruçluyum’ de, sabret.” (Hâkim- Beyhaki) 

“Nice oruç tutanlar vardır ki tuttukları oruçtan açlık ve susuzluktan başka kârları yoktur.” (Nesai- İbn-İ Mace)

    Su temiz ise temizleyicidir. Temiz olmayan su ile temizlik yapılamaz, yapılsa da maksat hâsıl olmaz. İman ve ibadetler de niyetle birlikte şart ve rükünleri yerine getirildiği takdirde arınmaya vesiledir. Bozuk niyetle, şart ve rükünler yerine getirilmeden ifa edilen iman ve ibadetlerden maksat hâsıl olmaz. Bizlerin kurtuluşuna vesile olacak temizlik gerçekleşmez.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka al ve onlara dua et.” (Tevbe, 103)

    Zekât da günahlardan arınmaya bir vesiledir. Rahmet ve berekete de bir vesiledir. Mü’min arınmak için bütün arınma yollarına sarılmalıdır. Bir kişi yeni kıymetli bir elbise alır, ona bir leke dokununca panikler, o lekeyi çıkarabilmek için bütün yolları dener. Allah aşkına ruhumuzdaki, kalbimizdeki, gözümüzdeki, kulağımızdaki ve diğer azalarımızdaki günah kirleri bu lekelerden daha mı hafif, daha mı az zararlı ki bu lekeler konusunda bu kadar duyarsız bir toplum haline geldik. Onlardan kurtulmak için gerekli gayret ve çabayı göstermiyoruz.

    Her ne kadar bazı cahiller rahatsız olsa da binlerce Suriyeli kardeşimiz zulümden kaçarak memleketimize sığınmış, bizlere de ensar olma fırsatı doğmuştur. Ashabın ensar ve muhacir kardeşliğini anlatır dururuz. İşte uygulama fırsatı. Herkes imkânları ölçüsünde bu kardeşlerimize yardımcı olmaya gayret etmelidir.

    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki:

“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek ramazanı ihya ederse kendisinin geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari-Müslim)

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Temmuz 2014

Sayı: 312

İlkadım Arşiv