Mayıs 2013 Nureddin SOYAK A- A+
A- A+

Öncekiler ve Sonrakiler

“Onlar, Naim cennetlerindedirler. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.” (Vakıa, 12-14)

Rabbimizin beyanına göre, cennetliklerin çoğu öncekilerdendir. Sonrakiler yani bizler kendimize çok dikkat edelim. Sonrakilerden cenneti kazananlar azınlıktadır.  Sonrakilerden cenneti kazananlar neden azınlıkta? Kendimize şu soruları sorup, cevaplarını verebiliyor muyuz? İmanın neresindeyiz? İbadetlerin neresindeyiz? Güzel ahlakın neresindeyiz? Salih amellerin neresindeyiz? Ciddi cennet arzumuz ve cehennem kaygımız var mı? Öncekilerin de, sonrakilerin de, iyileri vardır, kötüleri vardır. İyiler hayırla yâd edilirken, kötüler lanetle anılmaktadır. Öncekilerden de, sonrakilerden de iyiler ve kötüler kimdir? Rabbimizin iyi, dedikleri iyi, kötü dedikleri de kötüdür.

Rabbimiz:

“Andolsun, biz İbrahim’i bu dünyada da seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.” (Bakara, 130)

“Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.” (Al-i İmran, 193)

“Benim canımı Müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” (Yusuf, 101)

“Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır.” (Al-i İmran, 19) buyurmaktadır.

Müslüman’ın hedefi iyi bir insan olmaktır. Dünyada iyi olanlar ahirette de iyidir. Dünyada kötü olanlar, ahirette de kötüdür. Dünya ve ahirette iyilerle beraber olmak, büyük bir nimet, kötülerle berber olmaksa büyük bir felakettir. İyilerle beraber olanlar, o beraberlikleri yâd ederken adeta o mutlulukları tekrar yaşarlar, Kötülerle beraber olmak zorunda kalanlar, o günleri hatırlamak istemezler, ama hatırlayınca da adeta o kâbusları tekrar yaşarlar. İyilerin kötülerden gördüğü kötülükler geçicidir. Kötülerin, kötülüğü meslek edinenlerin Rabbimizden görecekleri ceza ebedidir.

Rabbimiz:

“Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar.” (Ankebut, 4)

“Kötülük işleyip Suçu benliğini kaplamış olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaktır.” (Bakara, 81)

“Onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları top yekûn suda boğduk.” (Enbiya, 77)

“Firavun, Kıyamet günü kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir.” (Hud, 98)

“Ebu Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu. Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.” (Tebbet, 1-2) buyurmaktadır.

Aklını kullanabilen insan, kimin peşine takılıp nereye doğru gittiğinin farkında olan insandır.

Kötüler ve kötülükler, toplumda iyi gösterilmeye ve iyi görülmeye başlamışsa artık o toplum şeytanın kontrolüne girmiş helake doğru sürüklenmeye başlamış demektir.

Rabbimiz:

“İblis, ‘Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim.’ dedi”(Hicr, 39) buyurmaktadır.

Kötülerin önderliğinde, hareket eden toplum, kötülüklerin her şeyi çepe çevre kuşattığı bir toplum haline gelir. İyiler de bunlara engel olmaya çalışmazsa, kötülükler toplumu kuşatır. Rabbimiz:

“Onlardan çoğunu günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün.. Bunları din adamları ve bilginleri günah söz söylemekten ve haram yemekten sakıdırsalardıya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!” (Maide, 62-63) buyurmaktadır.

Toplumda işlenen, günahların, haramların ve düşmanlıkların önlenmesinde, Rabbanî âlimlere büyük vazifeler düşmektedir. İkaz ve uyarılara kulak verilse de verilmese de, âlimler bu vazifeyi yerine getirmek zorundadırlar. İlahî irade bu sorumluluğu âlimlere yüklemiştir. Âlimler yılmadan usanmadan bu sorumluluğu yerine getirmek zorundadırlar. Toplumda âlimler tâbî olan değil, tâbî olunanlardır. Toplumların tâbî olanları âlimler, tâbî olunanları cahiller ve zalimler olursa o toplum helak olur.

Rabbimiz:

“Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.” (Enbiya, 7)

“Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allahtan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.” (Bakara, 120)

“Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır.” (Yusuf, 76)

Temeli, ilim ve ihlâs üzere kurulup, ilim ve ihlâs üzere devam eden çalışmalar, kıyamet sabahına kadar devam eder. İlim ve ihlâstan uzak çalışmalar bir an saman alevi gibi parlayarak ışığı gözleri bile alsa çok çabuk söner ve kaybolur gider. Nakşî yolunun büyüklerinden Abdülhalık Gücdüvanî:

“Cahil sofular din yolunun haramîleridir.” der.

Öncekiler ve sonrakiler, hata ve kusurları ile iyilik ve kötülükleri ile Rabbimizin pek çok vahyine konu olmuştur ki ibret alalım. İlahî nurdan nasibi olmayanlar, bunu bile alay konusu yapmışlardır.

“Ayetlerimiz kendisine okunduğu zaman, ‘Öncekilerin masalları!’ der.” (Kalem, 15)

“Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu öncekilerin uydurduğu masallardan başka bir şey değildir.” (Mü’minun, 83)

Öncekilerin azgınlıkları sebebiyle başlarına gelenler, sonrakilerin hoşuna gitmedi de, ibret almaları gerekirken inkâr ettiler. Rabbimiz de onlara inkar ettikleri şeyleri görmeleri için yeryüzünü dolaşmalarını emretti.

“Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerinin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allahın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.” (Mümin 21)

“Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?” (Bakara 214)

Dün de, bu gün de, yaşananlarda, ibret nazarı ile bakabilenler için, çok değişik, dersler ve ibretler vardır.

  Müslüman’ın toplumsal sorumluluklarının başında iyilerin sayılarının artırılması gelmektedir. Kötülerin, kötülerin sayılarını artırma gayreti kadar, iyilerin, iyilerin sayılarını artırma gayreti olsaydı, Rabbimizin yardımı ile bu gün yeryüzünün hâkimi Müslümanlar olurdu. Müminler yeryüzünde gücü dâhilinde engelleyebildiği halde, Engellemediği her kötülükten mesuldür.

Rabbimiz toplumu, dönüştürecek, hayra tebdil edecek, iyi insanlar yetiştirecek, ilmiyle amil samimi âlimler yetiştirilmesini toplumsal bir vazife olara. Tüm Müslüman toplum üzerine farz kılmıştır. Yeryüzünün neresine bakarsanız bakınız, kıt imkanlarla, insan yetiştirme faaliyetini bu az sayıdaki âlimler yürütmekte, nerde bir güvenilir Müslüman görseniz bu âlimlerin emeğini görmektesiniz. Haydin müminler dünyanın kurtuluşuna vesile olacak iyi insan yetiştirmeye. 


Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mayıs 2013

Sayı: 298

İlkadım Arşiv