Mart 2015 Nureddin SOYAK A- A+
A- A+

Muhabbet

Hizmetlerin sağlık ve sıhhati, fazilet ve bereketi için, Allah davasına hizmet edenlerin birbirini sevip sayması şarttır. Muhabbetin olmadığı yerde güzellikten eser kalmaz. Gerçek muhabbetin tescili, sevdiği için sevdiklerini feda etmektir.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir sevgidir.” (Bakara, 165)

Hizmetlere gayret, Allah sevgisinin gücü ile alakalıdır. Allah’ı seviyorsanız O’nun davasına hizmet etmeyi de seversiniz. Allah’ı seviyorsanız, O’nun davasına hizmet edenleri de seversiniz. Allah’ı seviyorsanız, hizmet edenlere hizmet etmeyi de seversiniz.

Mescidin temizliği ile ilgilenen kişiyi göremeyen Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz nerede olduğunu soruyor, vefat ettiğini öğrenince, “Niçin daha önce haber vermediniz?” diyor.

Mü’min neye niçin hizmet ettiğini bilmelidir. Allah davasına hizmet eden, Allah için diğer hizmet edenleri de sever ve onlardan gelen sıkıntıya katlanır. Muhabbet ortamının oluşturulamadığı hiçbir organizeden hayır gelmez. Bir müddet çıkar ve menfaat odaklı gayretlerle bir şeyler yapılıyormuş gibi görülse de netice fiyasko olur. Hayırlı hizmetlerin direği Allah için muhabbettir. Muhabbet direğinin yıkıldığı ortamlarda hayırlardan eser kalmaz.

Allah davasına hizmet etmeyi seviyorsak bu Rabbimizin bize büyük bir lutfudur.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Allah, size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize güzel göstermiştir.” (Hucurat, 7)

Rabbimizi seviyorsak, davasına hizmet etmeyi seviyorsak, hizmet edenleri seviyorsak, hizmet edenler tarafından seviliyorsak, doğru yoldayız demektir.

Rabbimiz buyurdu ki:

“İnanıp salih amel işleyenler için Rahman, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.” (Meryem, 96)

Muhabbetin kalmadığı ortamlarda, imanda ya da amellerde sıkıntı var demektir. Rabbimiz vadinden dönmez. İman edip salih ameller işleyeni gönüllere sevdireceğini vaad etmiştir. İmanlarımızı ve amellerimizi sürekli diri tutmak zorundayız.

Allah sevgisi kalpleri yumuşatırken, dünya ve dünyalık sevgisi kalpleri katılaştırmaktadır. Etrafınıza dikkatlice bakınca bu hakikati açık ve net olarak görürsünüz.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.” (Adiyat, 80)

Mala mülke gark olmuş nicelerinde, merhamet ve acıma hissi kalmamış, kimseye hayrı dokunmaz hale gelmiştir. Etrafındaki olumsuzluklara duyarsız hale gelmiştir. Kalpler boş kalamaz. Muhakkak bir şeye meyleder. Ya hayra ya şerre, ya güzele ya çirkine, ya sevgiye ya da nefrete. Kalpler sevginin teşnesi olmalıdır. Nefretin değil.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir.” (Hud, 90)

Allah’ı seven O’nun ahlakıyla ahlaklanır. Sevgi ve merhamet Rabbimizin ahlakındandıır. Kalbimizi, sevgi ve merhametle yoğurmalıyız. Mü’minin kalbinin süsü sevgi ve merhamet olmalıdır. Sevgi ve merhamet ne güzel zinettir.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Onları Allah’ı severcesine severler.” (Bakara, 165)

Kalbe Allah’dan gayrısını yerleştirene, Allah da o istediğini yerleştiriyor. Mü’min, kalbine Allah’ı ve onun razı olduğu şeyleri yerleştirmelidir. Mü’min, kalbini neye meylettirdiğine dikkat etmeli, Allah’ı severcesine hiçbir şeyi sevmemelidir. Sevdiği nimetler de, kendine hep Allah’ı hatırlatmalı, Rabbine şükretmelidir.

Rabbimiz buyurdu ki:

“İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti.” (Bakara, 93)

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurdu ki:

“Mü’min, kendisi için sevdiğini mü’min kardeşi için de ister.” (Buhari- Müslim)

“Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin, Allah’ın kulları kardeşler olunuz.” (Buhari- Müslim)

Şu ilahi ve nebevi ikaz ve uyarılara kulak verip yerine getirsek, dünyamız da ukbamız da mamur olur. Ferdimiz de, ailemiz de, toplumumuz da huzur bulur. Tüm dertlerimizin ve sıkıntılarımızın kaynağı, Kuran ve Sünnet’ten uzak kalışımızdır.

Rabbimiz buyurdu ki:

“Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz.” (Ankebut, 25)

Putlar sadece, müşriklerin, yahudi ve hıristiyanların edindiği, zahiri heykellerden ibaret değildir. İnsanları kalplerini işgal eden nice gizli putlar vardır. Dünyaya olan aşırı düşkünlük, aşırı sevgi ve muhabbet gizli putçuluğa götüren yollardır. Şiddetle sakınılmalıdır.

Bunlardan korunmanın yolu da Allah’ın yolunda daim ve kaim olmak, zamanını hizmetlerle geçirmek, şeytanın ve nefsin aldatmasına fırsat vermemektir. Rabbimizden sürekli yardım istemektir.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mart 2015

Sayı: 320

İlkadım Arşiv