Mart 2010 M. Selçuk ÖZDOĞAN A- A+
A- A+

MEHMET AKİF ERSOY

Kıymetli okuyucularımız! Bu ay sizlerle iki eser daha tanıyacağız. Mart ayı denilince aklımıza İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Çanakkale Zaferi geliyor. Biz de bu ayla ilgili olarak aklımıza gelen ilk kişiyi, Mehmet Akif ERSOY’u tanıtalım istedik. Mehmet Akif’i ilk önce, M.Ertuğrul DÜZDAĞ’ın İstiklal Şairi Mehmet Akif ERSOY eserinden tanıyacağız. İkinci olarak da Vehbi VAKKASOĞLU’nun Akif Dede isimli eserinden tanıyacağız.

M.Ertuğrul DÜZDAĞ’ın İstiklal Şairi Mehmet Akif ERSOY isimli eserde, Mehmet Akif’in hayatı, eserleri, şiiri ve sanatı ile ahlakı ve şahsiyeti hakkında bilgiler sunuluyor. Eserimizde M.Akif, genel özellikleriyle kısaca tanıtıldıktan sonra eserleriyle ilgili özelliklere geçiliyor. Özellikle Safahat ile ilgili verilen bilgiler özet mahiyetinde olduğu için çok faydalı olduğu kanaatindeyim. Şöyle ki, Safahat’ı yeni okumaya başlayan biri bu özet bölümleri okuduğu zaman M.Akif’in ne demek istediğini daha iyi anlayacaktır. Eserde M.Akif ile ilgili çok ayrıntılı bilgilere girilmeden, bize neler lazım, şu an benim M.Akif ile ilgili neyi bilmem gerekiyor, gibi soruların cevabı bulunuyor. Eserde faydalı olan diğer bir bölüm de M.Akif’in çeşitli mevzularla ilgili farklı dergilerde çıkan görüşleri. Bu görüşler, günümüzdeki bazı meselelere ışık tutuyor. Eserde yazar tarafından seçilen M.Akif’ten seçmeler bölümü ile eserimizin son bölümünde yer alan İstiklal Marşı ve Çanakkale Şehitlerine şiirlerinin açıklaması bölümleri özellikle gençlerimize çok faydalı olacaktır.

Vehbi VAKKASOĞLU’nun Akif Dede isimli eseri ise ilk eserimize göre daha ayrıntılı diyebiliriz. İçerisinde işlenen konular itibariyle ilk eserimizin tamamlayıcısı mahiyetindedir. İlk eserimizde özet olarak verilen bilgiler burada ayrıntılı bir şekilde sunulmuştur. Bu iki eserde de bizleri en çok etkileyen M.Akif gibi bir insanın yokluk içerisinde yaşaması ve yokluk içerisinde vefat etmesidir. En basit misaliyle erken yaşta işe girebilmek için gittiği, Halkalı Veterinerlik Mektebine, trene binmek için parası olmadığı için, 17 km’lik yolu her gün yaya olarak gitmesi gösterilebilir. Vefat ettiği zaman ise geriye bıraktığı eşyalarını okuyunca ne demek istediğimizi anlayacaksınız.

Bu eserimiz hikâye tarzında yazıldığı için daha sürükleyici. Özellikle verilen bilgilerin fotoğraflarla desteklenmesi eseri daha da okunaklı hale getiriyor. Yazarımız bazı bölümlerde M.Akif’in o dönemki yazı veya konuşmalarını verirken günümüzdeki bazı olaylarla da bağlantı kuruyor. Bu eserimizde şunu da görmekteyiz: M.Akif’in o zamanlar dikkat çektiği ve ülkede yaygınlaşmaması için uğraştığı bazı meselelerin günümüzde ortaya çıktığını görüyoruz. Özellikle ırkçılık konusunda yaptığı çalışmalar ve bu konuyla ilgili yazıları dikkat çekicidir. Ayrıca bizler, Mehmet Akif’in veterinerlik fakültesini birincilikle bitirdiğini biliyoruz. Ama o okulu sırf orada okuyan bir Ermeni azınlık olan Simon’un birinci olmaması için birinci olduğunu bu eserden öğreniyoruz.

Her iki eserin de okunması gerekiyor. Özellikle İstiklal Marşı’nın anlamını kavramaya ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde Mehmet Akif’i, onun fikirlerini, örnek şahsiyetini, nasıl dosdoğru adam olunacağını, her şeyin maddiyattan ibaret olmadığını tekrar tekrar gençlerimize anlatmalı, gençlerimize M.Akif’i ezberletmeliyiz.                     

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr