Mayıs 2016 M. Selçuk ÖZDOĞAN A- A+
A- A+

Mavi Kırmızı

Kıymetli İlkadım Kitaplığı okuyucularımız. Bu ay sizlerle İlkadım Kitaplığımıza yeni bir eser daha kazandıracağız. Ramazan KAYAN hocanın Çıra Yayınları’ndan çıkan Mavi Kırmızı Bir Şehide Şahitliğim isimli çok güzel bir kitabını inceleyeceğiz. Bu kitabı her bir kardeşimin mutlaka okumasını ve çevresindeki herkese de okutmasını, hediye etmesini ısrarla tavsiye ediyorum.

Kitabımız bizleri ta derinden etkileyen bir ayetle başlıyor: Mü’minler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir. (Ahzab, 23) Hemen aklımıza “Ya bizler Allah’a ne söz verdik?” diye bir soru takılıyor. O zaman sözümüzü hemen kontrol edelim, bir söz muhasebesi yapalım yani. “Ben verdiğim sözde canımı verebilecek kadar samimi bir şekilde şehitliği istedim mi ki hiç?” Sorular sorular…

Yazarımız kitabı kaleme alma sebebiyle ilgili bizlere şunları aktarıyor: “ Zaman zaman kendime sordum; Allah beni, onunla (Furkan Doğan) niçin tanıştırdı ki? Bu bir tesadüf müydü? Hayır! İlahi bir tecelli olsa gerek diye düşündüm. Bir şehidi yakından tanımak ve onu, yaşadığı çağın gençliğine taşımak… Şimdi daha iyi anlıyorum; Furkan’ın mesaj ve misyonunu yeni nesillere ilan etmenin benim için nasıl bir zorunluluk arz ettiğini… Furkan’ın farklılığını satırlara dökmek ve bunu gençliğe armağan etmek boynumun borcuydu… Çünkü yeni neslin inşasında artık o bir rol modeldi. Öyleyse o rol modeli benim tanıtmam gerekirdi.”

Kitabımız özelde Mavi Marmara gemisinde şehid olan 9 kardeşimizden biri olan Furkan DOĞAN’ı bizlere tanıtıyor. Genel olarak ise Mavi Marmara ve diğer yük gemilerinin hazırlanma sürece, Antalya Kepez’de geçirdiği günler, yola çıkış, gemide yolculuğunda yaşanan güzellikler, İsrail’in tacizleri ve baskını, şehidlerimize karşı insanlık dışı davranışları, gemideki kardeşlerimizin yaralı İsrail askerlerine muameleleri, kardeşlerimizin teslim oluşu, cezaevindeki günleri, Türkiye’ye dönüşleri, şehidlerimizin cenaze namazları, Şehid Furkan DOĞAN’ın ailesinin ve çevresinin Furkan DOĞAN’la ilgili anıları ve Furkan DOĞAN ile ilgili yazılan yazılar kitapta bizlere anlatılıyor.

Furkan Doğan şehitliğe yaraşır bir hayat yaşadı. Ne olmak istiyorsun sorusuna hiç tereddüt etmeden şehit olmak istiyorum diyebilecek kadar şehitlik sevdalısı bir yiğitti. Daha on dokuz yaşında olmasına rağmen çevresindeki büyükten küçüğe herkese nasıl yardım edebilirim diye çırpınan bir gönül eriydi. Yaşlı sütçü amcasının sütünü taşıyan, çocuk arabalı bir annenin arabasını yokuş yukarı çıkaran, kimsenin bilmediği yetimlere cep harçlığından yardım eden bir hizmet eriydi Furkan Doğan.

Kitapta insanın içini acıtan, gözyaşlarına hâkim olamayıp hüngür hüngür ağlamasına sebep olacak bölümleri okumayı size bırakıyorum. Ama şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Şehitlik hemen istenildiğinde olacak bir makam değilmiş. Şehitliğe yaraşır bir hayatın sonunda şehitlik bir hak edişmiş ve bir sonuçmuş vesselam…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mayıs 2016

Sayı: 334

İlkadım Arşiv