Aralık 2020 Hamdi ÖZ A- A+
A- A+

MAVERADAN MACERAYA- Sefer Der Vatan Halvet Der Encümen

Azer başka Abuzer başka. Abuzer/Ebu Zer, yalnızlığın babası manasında Arapça bir isim. Asıl adı Yüreğir bin Seken olan Abuzer, Peygamber Efendimiz döneminde yaşamış bir sahabe. Hayatında hiç puta tapmayan Ğıfar Kabilesine mensup delikanlı bir Müslüman. Emirlik isteği Hz. Peygamber tarafından uygun görülmez, o da ölünceye kadar hiçbir devlet görevine talip olmaz. Resûl-i Ekrem son hastalığında Ebû Zerr’i yanına çağırır ve onu kucaklar. Uhud, Hendek, Huneyn ve Kıbrıs Seferine katılır.

Altın ve gümüşü Allah yolunda sarf etmeyip biriktirenleri elem verici bir azap ile korkutan ayetlere dayanarak ihtiyaç fazlası malın israf edilmeden Allah yolunda harcanması gerektiğini savunur. Hatta devlet erkânının vefat etmesi durumunda malının hazineye devredilmesini ister. Hz. Osman’ın Suriye Valisi Muaviye’nin devlet adına yaptığı fuzuli harcamalarından dolayı hilafet ile ters düştüğü için Medine’yi terk eder ve 32 yılında Rebeze’de vefat eder. Allah ondan razı olsun.

Azer kelimesi Farsçada ateş, İbranicede işini sağlam yapan, güçlü ve kuvvetli, Nabati dilinde kocamış ve ihtiyar, Hz. İbrahim (as)’ın konuştuğu dilde ise hata eden ve dalâlete düşen anlamlarına geldiği söylenmiştir. Kur’an-ı Kerim’de “İbrahim, babası Azer’e, "Putları tanrılar mı sayıyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapkınlık içinde görüyorum" demişti.” mealindeki En’am Suresi’nin 74. ayetinde özel isim olarak geçen Azer, Nemrud’un damadı, veziri ve put ustasıdır.

Tevrat’a göre asıl adı Tarah olan Azer 205 yaşında Harran’da vefat etmiştir. Asırlar sonra Azerbaycan ülkesine isim, “Kâbe Bünyad-ı Halil-i Azer’est, Dil Nazargah-ı Celil-i Ekberest” şeklinde söylenen berceste sözlere girizgâh olmuştur. Azer, Nemrud’un doğacak bütün çocukların öldürülmesiyle ilgili emrine uymamış, hamile karısını Ur şehrine götürüp bir mağaraya saklamış ve İbrahim (as) bu mağarada doğmuştur. Hz. İbrahim Kur’an’da 68 defa anılmış, vahye mazhar olmuş ve kendine suhuf indirilmiştir.

O ne müşrik ne Yahudi ne de Hıristiyan’dır. O tek Tanrı inancını esas alan Hanif dininin temsilcisi, kavi bir Müslümandır. Bu yüzden, kendinden sonra tevhid inancını sürdüren hak dinin bütün dönemlerdeki müntesiplerine “İbrahim milleti” denir. Tek millet iki devlet sözünün aslı budur. Bu yüzden Türkiye ve Azerbaycan iki kardeş ülkedir. Bir dönem Azerbaycan da yaşamış Akkoyunlu Türkmenlerinin Bayat boyundan olan Fuzuli’nin Leyla ve Mecnun’unu okuyanlar iki ülke arasındaki sevgi bağlarını iyi anlar.

Süryanice’de Azarbaygan şeklinde telaffuz edilen kelime Arapçada Azerbaycan’a dönüşmüştür. Pehlevice’de Azer ateş ve Baykan muhafız demektir. Asya ülkesi olan Azerbaycan’ın başkenti Bakü’dür. Bakü, rüzgârın dövdüğü yerdir. Bakü-Tiflis Petrol Boru Hattı Ceyhan’a, Doğalgaz Boru Hattı da Erzurum’a kadar ulaşır. Hille Müftüsü Süleyman oğlu Mehmed yani; divan şairi Fuzuli’nin abidesinin bulunduğu Bakü, Azerbaycan Haber Ajansı AZTAG’ın merkezidir. Fuzuli’nin ‘’Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı? Öyle sermestim ki; idrak etmezem dünya nedir?” şeklindeki güfteleri bestelenmiştir.

Gence, Karabağ, Nahcivan, Tebriz, Merağa, Erdebil, Fuzuli, Derbend, Revan, Hoy, Cebrail ve Şeki Azerbaycan’ın önemli kentleridir. Evliya Çelebi, Tebriz’in anlamını Farsça teb-riz/sıtma dökücü terkibine bağlar. Tebriz deyince ilk akla gelen isim Mevlana’nın manevi mürşidi Şems Hazretleridir. Tarihi bir öneme sahip Karabağ’ın öteki adı Erikli’dir. Osmanlı Devleti’nin bir vilayeti iken Ermeniler tarafından işgal edilmiştir. Şimdilerde Azerbaycan eski topraklarına kavuşmak üzeredir. Evliya Çelebi’nin gözünde Nahcıvan Nakş-i Cihandır/Dünyanın süsüdür ve halen özerkliğini korumaktadır.

Azerbaycanlı fikir ve siyaset adamı, edebiyatçı, şair ve yazar Bahtiyar Vahapzade, Şeki doğumludur. Şairin; Bir geminin yolcusuyuk, Menim Dostlarım, Kökler… Budaklar ve Kızıl Elma’sı okumaya değer eserleridir.

Azerbaycan’da kurulduğu bilinen ilk devlet Manna Krallığı’dır. Tarihi seyir içinde Sasaniler, Azerbaycan’ı ele geçirerek Erdebil’i başkent yapar, Gence’de çok büyük bir ateş tapınağı yaptırarak Zerdüştlüğün merkezi durumuna getirir. Azerbaycan, Hz. Ömer zamanında fethedilir. Sultan Alparslan, Azerbaycan’ı Selçuklu İmparatorluğu’na katar. Celaleddin Harizmşah, Tebriz’i ele geçirir. Hülagü, Merağa’yı başşehir yapar. Gazan Han Tebriz’i dünyanın en gözde ilim, sanat ve ticaret merkezi haline getirir. Azerbaycan, Karakoyunlular ve Akkoyunlular’ın idaresi altına girer. Safevîler döneminde Şah İsmail, Tebriz’i başşehir yaparak bölgede hâkimiyet sağlar. Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Zaferi ile Tebriz ve Güney Azerbaycan Osmanlı hâkimiyetine girer. Kanuni devrinde ülke Safevilerin elinden Makbul İbrahim Paşa tarafından yeniden alınır.

Rusya’nın Azerbaycan üzerindeki emelleri oldukça eskidir. Rusların Hazar Denizi’ne asıl dalışları Deli Petro zamanında olur. Azerbaycan’ın Türkiye ile İran arasında transit ticaret merkezi oluşu ve bölgenin ziraî ve ham madde kaynakları bakımından zenginliği Rusya’nın bölgeyle ilgilenmesine sebep teşkil eder. Azerbaycan’a ilk Rus akını Nâdir Şah zamanında olur. Osmanlı-Rus savaşlarının sonucunda imzalanan Edirne Antlaşması ile Azerbaycan’ın milletlerarası statüsü tespit edilir. Buna göre Aras nehri ile Taliş dağları sınır olmak üzere Azerbaycan ikiye ayrılır. Revan ve Nahcıvan hanlıkları Rusya’ya bırakılır, Hazar denizi de Rus egemenliğine geçer.

Azer Türkleri İran’dan gelen Safevi baskısı ve Rusların sıcak denizlere inme hırsı arasında sıkışıp kalır ve Osmanlı Devleti Döneminde kimlik kaybına uğrar. Nihayet Mehmed Emin Resulzâde başkanlığında Azerbaycan Millî Şûrası ile 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ilân edilir. Böylece tarihte ilk defa Azerbaycan adıyla bir Türk devleti kurulur. Fakat; Azerbaycan’da 1924’ten itibaren şeriat kaldırılır, medreseler kapatılır, Arap alfabesinin yerine Latinceye geçilir ve Vakıflara el konulur. Sovyetler Birliği’ne katılmasından sonra Azerbaycan halkının diğer Müslüman ülkelerle ilişkileri tamamen kesilir.

1991’de Mihail Gorbaçov’un Glastnost fermanıyla SSCB’nin sinesinden 15 tane Bağımsız Devletler Topluluğu görünümünde dışarıdan Rusya’ya bağımlı yeni eyalet devletler doğar. AB treni de 28 katardan oluşur. AB de ABD de Rusya da yerel yönetimleri merkezi yönetimine uzaktan kumanda sistemine başarılı bir şekilde bağlar. Lozan’da sinesinden 63 tane devlet çıkan Osmanlı Devleti’nin devamı olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti de önce Allah’ın izin ve iradesiyle sonra Reis ve kabinesi ile necip milletimizin feraseti ve dirayeti sayesinde gönül coğrafyasındaki kaybettiği topraklarda yaşayan Türk Dünyası ile kan kardeşliğini, Arap-Fars ve Kürt Toplumları ile can dostluğunu kurtarmak üzeredir.

Bak Azeri Gardaş! Karadağlar karşımda kimsem yok ardımda deyip ağıt yakmana gerek yok. Allah bes baki heves. Allah yar ve yardımcımız olsun. Vur Pençe-i Ali’deki Şemşir Aşkına. Biz Deli Türkler Akdeniz ve Karadeniz’in gazını çıkardık. Artık çırpınsın dursun. Hazar’ın dalgasında Ruslar da boğulsun Ermeniler de. Köpekbalıklarının rızkını veren de Allah Azze ve Celle’dir. Ya Hay! Menzil-i maksudumuza ermek için hoş der dem, nazar ber kadem, sefer der vatan, halvet der encümen, yad kerd, baz geşt, nigah daşt ve yad daşt. Farisiler bizi anladı darısı Âl-i Suud’a. Kellim kellim la yenfa’! Eyne tezhebun?

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr