LA HAVLE - Defter
Nisan 2018 Abdullah GÜLCEMAL A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

LA HAVLE - Defter

İmkânı arttıkça azıyor insan.

Kendi çukurunu kazıyor insan.

Bu dünyada yarın okuyacağı

Amel defterini yazıyor insan

 

İlkokula başladığımda üzerimde siyah bir önlüğüm, beyaz bir yakam vardı. Ama, ayağımda ayakkabım yoktu. Tam üç sene yalınayak gidip geldim okula.

 

Çoban çantasına benzeyen siyah çantamın ipini başımdan çapraz geçirir ve sırtıma asardım. İçinde “Yat yat uyu, uyu uyu yat” diye başlayan bir Alfabe, bir kopya kalemi ve defterlerim…

 

Yazı defteri, resim defteri, müzik defteri, harita defteri, matematik defteri. Bu beş defterin dışında başka defter yok zannederdim o yaşımda!


Yazı defterine harita çizdiğimde; öğretmenim dikkatimi çekti. Müzik defterine resim yaptım; kulağımı çekti. Resim defterine yazı yazdım; beni kenara çekti.

Harita defterine müzik notalarını yaptım; gözüme baktı, içini çekti. Matematik defterini boş bıraktım; hesaba çekti.

Sonradan öğrendim kaç çeşit defter olduğunu! Yine sonradan öğrendim, hangi defterin ne işe yaradığını!

Öğretmenin “Not Defteri” olurmuş, bakkalın “Veresi Defteri”

Tacirlerin tutmak mecburiyetinde oldukları; yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter defteri, pay defteri, karar defteri!

Ücretini defter sahibinden alan muhasebecilere sormak lâzım. Müşterinin defterini tutarken, kendi nefsinin, kendi amel defterinin muhasebesini de yapıyor musun?

Meğer defterler içersinde en önemli olanı “Amel Defteri” imiş! Dünyada yazıp, ahirette okuyacağımız defter.

Nefeslerimiz sayılıdır. Bugüne kadar kaç nefesimizi nerede ve nasıl tükettik? Muhasebesini yapabildik mi? Hayır!

Amel defterlerimizin kaç sayfa olduğunun, kaç yaprağını karalayıp kaç yaprağını yırttığımızın farkında mıyız? Hayır!

Amelin olup hesabın olmadığı bir dünyadan, hesabın olup amelin olmadığı bir dünyaya gideceğiz. Ne zaman gideceğimizi, nasıl gideceğimiz biliyor muyuz? Hayır!

Orada “Oku” diye elimize verilecek amel defterimizin hangi taraftan verileceğini bilme imkânımız var mı? Hayır. Yok!

Bir gün sayılı olan nefesler, son nefesle son bulacak. Eğer son nefeste, amel defterimizin son yaprağına; “Lâ ilâhe illâllah Muhammedün Rasulullah” diye tevhid mührünü vurabilirsek; ne mutlu bize.

O gün bize düğün ile bayramdır.

Son sözümüz tevhid olsun yeter ki!

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Nisan 2018

Sayı: 357

İlkadım Arşiv