Nisan 2021 Selim ARMAĞAN A- A+
A- A+

KUR'AN İKLİMİ- Merhamet

“Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir.” (Yusuf: 92)

İnsanlardaki merhamet, Allah'ın rahmet ve merhametinin bir yansımasıdır. Bu nedenle merhameti, bütün yaratıkların iyiliğini isteyip onlara yardım etme arzu ve iradesidir diye özetleyebiliriz. Hz. Peygamber (s.a.s)'in gönderilmesi, Kur’an’ın indirilmesi de Allah'ın merhametinin bir sonucudur. “O'nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır.” (A'raf: 156)

Hz. Peygamber (s.a.s), Allah'ın merhametinin büyüklüğünü ve insanlardaki merhametin kaynağı olduğunu dile getirdiği bir hadislerinde şöyle buyurur: “Allah merhametini yüz parçaya ayırdı, doksan dokuz parçasını kendi yanında tuttu, bir parçasını yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle yaratıklar birbirine merhamet eder. Hatta yavrulu hayvan, bir tarafını incitir endişesiyle ayağını yavrusundan sakınır.” (Buhari)

Merhamet ruhtan başlayıp bedeni ve çevreyi kuşatan bir sevgi ve diğerkâmlık hareketidir. Hayvanın yavrusuna gösterdiği ihtimam kadar dahi bir sevgiyi kendi eşinden, yavrusundan, anne ve babasından esirgeyen, etrafına kör, kibirli, gaddar ve acımasız olup dünyadaki şiddet, cinayet ve zulüm haberlerini izlediğinde merhum Mehmed Akif Ersoy’un;

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım.

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.

Dediği gibi elindeki imkânları harekete geçirmek yerine diğerleri için gözünden hatta kalbinden ağlaması merhamet işareti olsa da yeterli değildir. Bu durum dünya ile ahiret arasında kalıp dünyayı tercih ettiğinin izleridir. Çünkü Efendimiz (sav) “İçinizden biri bir kötülük görürse onu eliyle, buna gücü yetmezse diliyle değiştirsin; buna da gücü yetmezse kalbiyle ona karşı nefret beslesin. Bu ise imanın asgari gereğidir.” (Müslim)

Evindeki çığlığı duymayanlar, eşi ve çocukları ile ailece konuşmayan, konuşmaya zamanı olmayanlar(!), çok meşgul olanlar ama arabasına ve okey arkadaşlarına zaman ayıranlar, borsadaki hangi kâğıt nasıl olacak, hatta dünyadaki gelişmeler bu kâğıtların değerini nasıl etkileyecek pekâlâ biliyorlar. Oyun kâğıtlarından, okey taşlarından bir anlam çıkartabiliyorlar. Hangi kâğıt yahut hangi taştan sonra hangisinin geleceğini tahmin edebiliyorlar. Oyun kurabiliyorlar ama ne yazık ki aile oyununu kuramıyor ya da devam ettiremiyorlar.

Ramazan ayı rahmet ve bereket ayıdır. Efendimiz (sav) “Ramazan ayına girdiği halde günahlarını affettiremeden bu ayı tamamlayan kişinin burnu yerde sürünsün!” (Tirmizî) buyurmuştur. Şimdiden hazırlanmalıyız. Anne-baba, ev halkı, akraba, eş ve dostlarımızla hatta bütün insanlık, hayvanlar ve bitkilerle de barış yolunu aramalıyız.

“Sevgi ve merhamet” her türlü hastalığın şifası, her türlü iletişimin anahtarıdır. Sevgi ile yaklaşılan kediler, köpekler hatta kuşlarla bile birer dost olunur, muhabbet edilir, onlar da insanın dert ortağı olur. Bir çiçek, bir bitki bile yanına yaklaşılıp ilgilenilince daha da güzelleşir, gönlümüzü ferahlatır, huzur verir. Nitekim Efendimiz (sav) kalbinin katılığından şikâyet eden bir sahabeye “Eğer kalbinin yumuşamasını istiyorsan, fakire yedir, yetimin başını okşa!” buyurmuştur. (Müsned)

Sahabe-i Kiram, Efendimizin Ramazan ayındaki cömertliğini;“esmek için engel tanımayan bereketli rüzgârdan daha cömert olurdu.” şeklinde tanımlıyorlar. Efendimiz de; “Müminler; birbirlerini sevmekte, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefkat göstermekte tek vücut gibidir. O vücudun bir organı rahatsız olursa, diğer organlar da acı çekip uykusuz kalır.” (Buhâri) buyurur.

Konu başlığımız olan ayet-i kerime Hz. Yusuf (as)’ın kardeşlerine merhametini ve onları bağışlamasını anlatır. “Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir.” (Yusuf: 92)

Bize karşı yapılan haksızlıklar öldürülmemize, köleleştirilmemize sebep olsa da “İnsanlara merhamet etmeyen kimseye de Allah merhamet etmez.” (Müslim) hadis-i şerifi kalbimizi aydınlatsın. Dünyada yaptıklarımızın ve söylediklerimizin ahirete mutlaka bir yankısı olacaktır. Kur’an’ın en son inen ayeti şöyledir: “Öyle bir günden sakınınız ki, o gün Allah’a döndürüleceksiniz. Sonra da herkese kazancı tamamıyla ödenecek ve hiç kimse haksızlığa uğramayacaktır.” (Bakara: 281)

“O, merhametlilerin en merhametlisidir.”

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr