Mart 2016 Mehmet ŞENTÜRK A- A+
A- A+

Kazançta Helal ve Haram Bilinci

İslam dini insanoğluna dünya ve ahiret mutluluğunu kazandıracak prensiplerle doludur. İslam’da çalışma ve helâl kazanç tıpkı ilim gibi farz telakki edilmiş, kişinin kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdürebilmesi, çoluk çocuğunun nafakasını temin etmek maksadıyla meşru yoldan çalışıp kazanması ibadet kabul edilmiştir. İslam, kazanç elde etme konusunda önemli bir ilke olan meşruiyet prensibini esas alarak; hırsızlık, gasp, faiz, kumar, rüşvet ve şans oyunları; kamu mallarını zimmete geçirmek, her türlü yolsuzluk, hileli alışveriş, müşteriye birinci kalite diye ikinci kalite mal vermek, eksik tartıp ölçmek, malı fâhiş fiyatla satmak, işçi ve memurun görevini ihmal ve terk etmesi, işverenin çalışanlara hak ettiği ücretlerini, devlete vergisini, fakire zekâtını vermemesi ve kalitesiz mal üretip pahalıya satarak servet elde etmesi gibi her türlü gayrı meşru kazancı yasaklamıştır.

İslami prensiplerle bağdaşan tüm ekonomik faaliyetlere katılma hakkı insanlara tanınmıştır. Ancak ticari faaliyetlerin dürüst, yararlı ve güven içerisinde yürütülmesini sağlamak amacıyla bu faaliyetlere ilişkin bazı kurallar da getirilmiştir. Bunlar iş adamı ve ticaret erbabı tarafından benimsenip tatbik edildiği takdirde piyasada görülen birçok bozukluk ve aksaklıklar kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Çünkü İslam’da ticaret ahlâkî değerlerle iç içedir. Bu değerler bir kenara itilirse piyasada şahit olunan rüşvet, yolsuzluk, haksız kazanç, borcunu ödememe vb. kötülük ve çirkinlikleri sadece yasal tedbirlerle ve cezalarla önlemek mümkün olmaz.

Kur’an-ı Kerim’de geçmiş milletlerin çöküş ve yıkılış nedenleri arasında sayılan her türlü ticari ahlaksızlık ve haksızlıklardan sakınılmalıdır. Helâl ve meşru işlerde çalışmalı, helalinden kazanmalı, haram gıdalarla beslenmemeli ve çoluk çocuğa da haram yedirmekten sakınmalıdır. Bu, hem ibadetlerimizin kabulü hem de sosyal hayatımızın güven ve huzuru için önemlidir. Yüce Allah, Nisa suresinin 29. ayetinde: “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Karşılıklı rızaya dayalı ticaretle yiyin.” buyurmak suretiyle haksız kazancın haram olduğunu bildirmiştir. Aynı surenin 10. ayetinde ise “Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.” buyrularak yetim malı yemenin de haram olduğuna dikkat çekmektedir.

Peygamberimiz “Kazancın hangisi en iyi ve temiz olanıdır?” şeklindeki soruya “Kişinin el emeği ve aldatma bulunmayan meşru ticaret ile elde edilen kazançtır.” cevabını vermiştir. Yine “Hiçbir kimse asla kendi kazancından daha hayırlı bir rızık yememiştir. Allah’ın peygamberi Dâvûd aleyhisselam da kendi elinin emeğini yerdi.” (Hakim, Müstedrek, II, 10. Ahmed, IV; 141) buyrulmuştur. İslam’da asli ve tabii kazanç yolu emektir. Bu bakımdan Müslüman, çalışmadan başkalarının sırtından veya gayri meşru yollardan kazanç elde etmekten şiddetle sakınmalı; kazancının nereden ve nasıl geldiğine dikkat etmelidir. Allah yolunda harcayacağı para da temiz bir şekilde kazanılmış olmalıdır.

Bir insanın duasının kabul olması için de helâl gıda ile beslenmesi şarttır. Haramla beslenenlerin duaları kabul olmaz. Peygamberimiz bu konu hakkında şöyle buyuruyor: “Allah Teâlâ temizdir; sadece temiz olanları kabul eder. Allah Teâlâ peygamberlerine neyi emrettiyse mü’minlere de onu emretmiştir. Cenâb-ı Hak Peygamberlere ‘Ey peygamberler! Temiz ve helâl olan şeylerden yiyin, iyi ve faydalı işler yapın!’ buyurmuştur. Mü’minlere de ‘Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin.’ buyurmuştur.” Resul-i Ekrem daha sonra şunları söyledi: “Bir kimse Allah yolunda uzun seferler yapar. Saçı başı dağınık, toza toprağa bulanmış vaziyette ellerini gökyüzüne açarak ‘Ya Rabbi! Ya Rabbi!’ diye dua eder. Hâlbuki onun yediği haram, içtiği haram, gıdası haramdır. Böyle birinin duası nasıl kabul edilir!” (Müslim, Zekât 65) Rasulullah aleyhisselam Hz. Ali’ye şu duayı öğretti ve ondan bu şekilde dua etmesini istedi: “Allah’ım! Bana helâl rızık nasip ederek haramlardan koru! Lütfunla beni senden başkasına muhtaç etme!” (Tirmizî, Daavât 111)

Helal ve Haram Konusunda Genel Prensipler

1. Helal ve haram kılma yetkisi Allah’a aittir.
2. Harama götüren şeyler de haramdır.
3. Haram konusunda hile yapmak haramdır.
4.Haram olan şeyler her mekânda ve zamanda haramdır.
5.Haramdan ve harama yol açan vasıtalardan kaçınmak gerektiği gibi haram şüphesi taşıyan işlerden ve kazançlardan da uzak durmak tavsiye edilmiştir.
6. Zaruretler kendi miktarınca haramları mubah kılar.
7.”Eşyada asıl olan mubahlıktır.” kuralına göre belirli sayıdaki haramların dışında kalan şeyler mubah (helâl)tır.

Haram Kazanç Yollarından Kaçınmak

1. Müşteriyi aldatmamak.
2.Malın kusur ve ayıbını müşteriye söylemek.
3.Ölçü ve tartıda adil olmak.
4.Karaborsacılık yapmamak.
5.Emeğin/çalışanın hakkını yememek.
6.Kamu malını zimmetine geçirmemek.
7.Yetim malı yememek.
8.Rüşvet alıp vermemek.
9.Kısaca haksız kazanç ihtiva eden kumar, faiz, şans oyunları ve benzeri meşru emek, üretim ve hizmete dayanmayan her türlü iş ve icraatlardan sakınmak.

Haram Kazancın Zararları

1. Haram kazanç duaların ve sadakaların kabul olmasını engeller.
2. Toplumda rantiye sınıfının oluşmasına sebebiyet verir.
3. Üreten değil, tüketen bir toplum yapısı ortaya çıkarır.
4. Emeğin hakkı gasp edilir.
5. Sosyal ve ekonomik problemler artar.
6. Uzun vadede ülke ekonomisi dışa bağımlı hale gelir.

Harama Düşmemek İçin

1. Takva zırhına bürünmek,
2. Şüpheli şeylerden sakınmak,
3. Allah’ın koyduğu sınırları ihlal etmemek,
4. Kanaat sahibi olmak,
5. Lüks ve gösteriş tüketimine kapılmamak,
6. Bu konuda toplum olarak örgün ve yaygın eğitime önem vermek,
7. Sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı yaygınlaştırmak gerekir.

Haram Olarak Kazanılmış Servetin Tevbesi

1. Hak sahiplerine haklarını ödemek.
2. Allah’tan af ve mağfiret dilemek.
3. Aynı günaha tekrar dönmemek.
4. Helal kazanç elde etmek için çalışmak.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mart 2016

Sayı: 332

İlkadım Arşiv