Ocak 2022 Hamdi İLİK A- A+
A- A+

KAPAK - Cehalete Karşı Hilm ve İlm

Cehalet sözlükte “bilmemek” manasına gelir. Cehl kavramı insanın vasfı, cehalet ise varlık ve olayların vasfı olarak karşımıza çıkar. Cehalet kavramının karşısına iki zıt kavram gelmektedir. Hilm ve ilm. Hilm; akıllı ve kültürlü olmakla kazanılan, beşerî münasebetlerde hoşgörülü, bağışlayıcı ve medenî davranışlar sergilemeyi sağlayan ahlâkî erdem. İlm (bilgi) ise en doğruluğu gerekli ve yeterli delillerle temellendirilmiş şuur muhtevalarıdır.

Hilm ve ilmden, Kur’an’ın birçok yerinde övgü ile bahsedilmiş, hadisi şeriflerde iki haslet de özendirilmiştir. Cehalete geldiğimizde ise Kur’an’da 24 ayette direk geçmekte olup bütün ayetlerde de yergi ile kendisinden bahsedilmiştir. Cenabı Hakk, Efendimiz aleyhisselama hitaben “Sen sakın cahillerden olma” (En’am, 35) buyurarak cahillikten Efendimizi ve O’nun şahsında bütün ümmeti sakındırmıştır. Yine Bakara suresinde Hz. Musa “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım.” diye duada bulunmuştur. Cehalet kavramı Kur’an’da hem nehyedilen hem de kendisinden sığınılan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kur’an’da bahsi geçen cehalet, insanın sadece dünyadaki -modern ifadeyle- çağdaş bilimlere vakıf olmasının zıddı manasında değildir. Burada kastedilen cehalet, şeytanların rehberliğinde hayatlarını devam ettiren, Kur’an’a cahil kalan, Kur’an’ın evrensel mesajına kulaklarını tıkayan Ebu Cehil’in zihniyetini hala devam ettiriyor olanlarınki gibidir. İşte asıl cehalet, o bilgileri insana ihsân eden Cenâb-ı Hakk’ı bilmemek, O’nun dostluğundan gâfil kalmaktır. İnsan dünyadaki en faydalı ilme de vakıf olsa bu ilmi Allah’a ulaşmada bir vesile kılmıyorsa kendisine en büyük zulmü yapmış olur. Kendine zulmetmekse ancak cahillere yakışan bir davranıştır. İnsanı cehaletten kurtaracak olan ilk saik imandır. Kişi, Cenab-ı Hakk’ı tanıdığı kadarıyla alim, tanımadığı kadarıyla cahildir.

Cehalet veya çağımızdaki tabiriyle “bilgisizlik” yerilen bir vasıf olduğu için insanın bu vasıftan kendini arındırması, vasfın getirmiş olduğu tortulardan tamamen temizlemesi gerekir. Cehaletin temizliği, bizim inancımıza göre -yazının başında da ifade ettiğimiz üzere- okuyarak, öğrenerek ilmi kuşanması, hilm ile de güzel ahlakı, terbiyeyi hayatının odak noktasına koymasıyla mümkündür. İlim, salt bilgi edinmekten ibaret değildir. İlim, iman etmeyi, salih ameller işlemeyi ve insanlara güzel davranmayı gerektirir. İnsanı Allah’ın rızasına götürmeyen bilgi, onu cahillik vasfından kurtaramaz.

Kur’an, yeterli bilgiye sahip olmayan cahilliği çok da kınamamakta, bilgisizlikten dolayı yapılan yanlışların Allah tarafından af edilebileceğini söylemektedir. (Nisa 4/17; En’am 6/54; Nahl 16/119; Hucurat 49/6) Gazzali’nin ifadesiyle kömürcünün imanı, dilimizdeki tabirle kocakarı imanı bile insanı hakiki manada cahillikten kurtarmakta, insanı marifetullaha ulaştırma yolunda önemli bir adım olarak karşımıza çıkarmaktadır. Ülkemiz ekseninde düşünüldüğünde 1900’lü yıllara göre okuma yazma oranı ciddi derecede artmış, lisans mezunları çoğalmış olmasına rağmen insanların Kur’an’a olan cahilliği azalmamış, aksine sosyal medyanın ve popüler kültürün etkisiyle insanların kitabımızdan uzaklaştığı görülmüştür. Olumsuzluklar denizinde yüzmek insanların moralini bozmak için olmamalı; gençleri, amcaları ve teyzelerini sahih bilgi ve güzel ahlakla buluşturmak bütün ümmetin üzerine bir vazife gibi görülmelidir.

İnsanların Kur’an’a karşı cahil kalmasının, insanların insanlara karşı yabancılaşmasının aslında temsiliyetin azalmasından kaynaklandığını düşünen bir Müslüman olarak üzerimize düşen vazife, cehaletin karşısında ilmi ve hilmi olabildiğince çoğaltmak, müminleri bu gayeye odaklamaktır. Slogandan uzak doğru tespitler, sorunlarımızı çözebilen bir fıkıh, yaşamımıza akseden sünnetler ve güzel ahlak, insanları Kur’an’ı meraka sevk edecek, bu sayede Kur’an’a cahil kalan, daha doğrusu Kur’an’a uzak kalan insanlar Kur’an’ın ahlakıyla ahlaklanan, Allah’ın boyası ile boyanan kullar olacaktır. Temsiliyet ne kadar kuvvetli ise insanların sözlerimize teslimiyeti o nispette güçlü olacaktır vesselam…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr