İMBİK - Umreye Niyetlenen Evladıma Nasihatler
Mart 2018 Nuri ERCAN A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

İMBİK - Umreye Niyetlenen Evladıma Nasihatler

Madde-1: Umre ziyareti gerçekleştirmeye niyet etmeden önce bir ön hazırlık devresi geçirmelisin. Bu hazırlık mübarek yerlerde ne yerim ne içerim, otel nasıl olursa daha çok rahat ederim, şeklinde olmamalı. Hatta hatta Kâbe’yi görünce nasıl bir dua edeyim de kendimi, anamı-babamı, dahası yedi sülalemi kurtarayım diye de bir planın içinde olmamalısın. Umreyi bütün yönleri ile iyi düşünmezsen beyhude olur.

Madde-2: Umreye niçin gidiyorsun, tefekkür et! Umre neden var, fikretmeye gayret et! Ve Efendimiz umre görevini nasıl yapmış, bir bak kitaplara! Umre ne anlama gelmektedir? Bir düşün. Etrafından sakın etkilenme! İnsanların moda algılayışlarının oldukça genişlediği bir modern çağda yaşadığımızı göz ardı etme. Günümüzde, birçok ibadetin asıl amacından saptırılarak yerine getirildiğini unutma. Umre kimilerinin yaptığı gibi, “O kadar varlığına rağmen bir umre bile yapamadı” denilmesin diye ifa edilecek bir ibadet değildir. Tam tersi tadını kaçıracak sıradanlıkta ve sık sık yapılacak bir ibadet hiç değil.

Madde-3: Unutma ki evladım, umre ya da hac evvela bir akit tazeleme ameliyesidir. Allah’ın evine misafir olmuşken yaptığın anlaşmaları, verdiğin sözleri gözden geçirmenin tam zamanıdır. Hani ahd-i misakta söz vermiştin! Anlaşmanın üzerinden hayli zaman geçmiş olabilir. Şirk fırtınaları, günah boranları, kibir selleri, riya bombardımanları seni ve ahdini hayli yıpratmış olabilir. Rabbine karşı hatalar yapmış olabilirsin. İşte, umre anlaşmayı yenilemen için iyi bir fırsat olmalıdır. Böyle niyet etmelisin.

Madde-4: Umre için ihrama girip mübarek yerlere vasıl olduğunda yapmayacağın işlerden birisi de teftiştir. Sen müfettiş değil; misafir olarak gidiyorsun. Misafir kusur bulmaz. Misafir umduğunu değil; bulduğunu yer. Sonra, yıllardır zihnine pompalanan antipatik yaklaşımları, yanlış düşmanlıkları orada uygulamaya koyup, Mescid-i Haram’ın tadilatına mimar ya da mühendis olmaya kalkışma! İşine bak! Misafirliğini iyi değerlendir. Türkiye’de sana öğretilen devlet yıkıp devlet kurma sanal marifetini umre süresince terk etmelisin.

Madde-5: Şunu asla unutma ki, hac ya da umre sadece yığılmış günahların affedileceği bir mekân değildir. Kendini hesaba çekmelisin. Yapacağın her şavtta hayatının filmini seyretmelisin. Yaptığın her tavafta günahların hatırlayıp ona göre içtenlik elde edip, özür dilemelisin ev Sahibinden. Günah işlememek için azmetmeye azmetmelisin. Kendini yenilemeye niyet etmelisin. Kâbe’ye her baktığında, hacerül esvedi gördüğünde, böyle giderse kalbinin günahlara dayanamayacağını hesap etmelisin. Titremelisin. Tevbe etmelisin. Bağışlanma dilerken mütevazı olmalısın. Sakın başındaki rehberin ilkalarına uyup yüksek sesle, kaba bir şekilde Kâbe’nin etrafında ağlayarak tavaf etmeye çalışan mazlum Müslümanların haklarını yiyerek toplu dualara iştirak etme! Dua niyazdır. Niyaz içten gelir. Dua öğretilmez. Sen bu biçareliğe düşme! Bazen hiçbir kelime duaya tercüman olmaz.

Madde-6: Tavaf ederken sa’y yaparken kendini kendine kaptırma! Etrafına bir bak. İşte yanından geçen uzun boylu Nijeryalı, özürlü olmasına rağmen tavaf etmeye çalışan Hindistanlıdır belki. Karşında üç beş dakikada Metaf’ın temizliğini gerçekleştiren Pakistanlılar olacak. Bir bak, yanından hızlıca geçen seyrek sakallı, Mısırlı olabilir. Afrikalıları, simsiyah Habeşlileri ilk defa göreceksin. İşte o zaman anlarsın ki umrenin amaçlarından biri de ümmet bilinci elde etmekmiş.

Madde-7: Evladım, umre ya da benzer ibadetlerde dikkat edilmeyen konulardan birisi de riyadır. Maalesef genellikle bizim dindarlarımız umreyi de şov malzemesi yapmakta çok mahir. Daha ilk günden mübarek yerlerde çektiği resimleri cümle âlemle paylaşmaktan zevk alan insan oldukça fazla. Diğer bir gariplik de insanların birbirine kaç tavaf yaptığını soruyor olmasıdır. Tavaf yapanlar da kaç tavaf yaptı ise övünerek anlatıyor. Oysa tavaf ya da sa’y da ibadet değil midir? Bir de ne yazık ki kimi mecazi anlamlar da gerçek zannediliyor. Böylece birçok bidat ve hurafe ortaya çıkıyor.

Örneğin “Bizden selam götür” diyenlerin bu istekleri gerçek zannediliyor. Ve bir kâğıda selam yollayanın ismi, yolladığı selamı yazılıp Kâbe’ye denk getirilerek fotoğraflanıp selam gönderene WhatsApp marifeti ile gösteriliyor. Gençler bu işlerle uğraşayım derken umreyi, tavafı, unutuyor. Sana şunu söyleyeyim evladım; sen umre zamanında oldukça cimri olmalısın ve ibadetlerini kendine hasretmelisin. Senin umrenden, tavafından, sa’y’inden kime ne! Dahası, şu ilahi kelamı dilinden düşürmeden umreni gerçekleştirmeye gayret edersen memnun olurum:

“De ki, şüphesiz namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin rabbi olan Allah içindir.” (En’am,162)

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mart 2018

Sayı: 356

İlkadım Arşiv