Haziran 2022 Zeki SOYAK A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

İLMİHAL- Sır Saklamak

Sır saklamak, sırrı ifşa etmemek gerekir. Çünkü sır olarak söylenilen söz, o kişinin yanında bir emanettir. Sırrı ifşâ etmek hıyanettir.

Maalesef zamanımız insanları birçok konuda olduğu gibi bu konuda da ayıplı ve kusurlu hâle gelmiştir.

Sır saklamayı bilmiyoruz. Sırrın bir emanet olduğundan sanki hiç haberimiz yok. En mahrem konuları bile, rastgele yerlerde ifşa ediyoruz ve bu yaptıklarımızdan dolayı bir tedirginlik de duymuyoruz.

Birisi bize bir sır verse, onunla aramızda bir soğukluk olduğu zaman hemen ifşa ediyor, böylece ondan intikam aldığımızı zannediyoruz. Hâlbuki kaybeden biziz. Sır bir emanet olduğuna göre, o emanete riayet etmemiş ve dolayısıyla nifak alâmetlerinden birisi ile vasıflanmış oluyoruz.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: "Bir kişi, diğer bir kişiye (gizli kalmak şartıyla) bir söz söylerse bu söz onda emanettir. Hiç kimseye söyleyemez." (Ebu Davud)

Enes bin Malik radıyallahu anh rivayet ediyor: "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ben çocuklarla birlikte oynarken bize geldi ve beni bir iş için bir yere gönderdi. Bu nedenle annemin yanına gelmekte geç kaldım. Annem bana:

- Neden geç kaldın, diye sordu. Ben de:

- Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem beni bir işe gönderdi, dedim. Annem:

- O iş neydi, diye sordu. Ben de:

- O bir sırdır, dedim. Annem de:

- Sakın Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin sırrını kimseye söyleme, dedi. Enes radıyallahu anh: Vallâhi onu bir kimseye anlatsaydım ey Sabit, onu mutlaka sana anlatırdım, dedi." (Buhari, Müslim)

Toplantı yerlerinde gizli kalmak üzere konuşulanlar da bir emanettir. Açıklanmasına müsaade edilene kadar açıklanmaması gerekir. Ancak toplantı yerlerinde, İslam’ın men ettiği, İslam’a ve Müslümanlara zarar vermek için konuşulanlar, kararlaştırılanlar ilgililere anlatılıp yapılmak istenilen kötülüklerin önüne geçilmelidir.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: "Meclisler birer emanet yeridir. (Orada konuşulanlar gizli kalmak üzere konuşulmuşsa) İfşâ edilemez. Ancak üç şey hariçtir (Bu üç şey ve benzeri kötülükler açıklanmalıdır.): O üç şey: Haksız yere kan akıtılmışsa, ırza, namusa, iffete, tecavüz edilmiş ise ve haksız yere başkasının malı alınmışsa." (Ebû Davud)

Bir kişi gizli olarak yapmış olduğu bir günahı, insanlara anlatmamalıdır. Tevbe edip Allah Teâlâ’dan af dilemelidir.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: "Ümmetimin tamamı affedilmiştir. Ancak günahlarını açıklayanlar müstesna. Kişi geceleyin bir günah işler, Allah onu gizler, fakat sabah olunca kendisi ben bu gece şöyle şöyle yaptım, der ve böylece Allah’ın gizlediği günahını ilan eder." (Buhari, Müslim)

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr