Ağustos 2022 M. Selçuk ÖZDOĞAN A- A+
A- A+

İLKADIM KİTAPLIĞI- Samiri’nin Buzağısı / Yasin Meral

Kıymetli İlkadım Kitaplığı okuyucularımız! Bu ayki sayımızda Ankara Okulu yayınlarından çıkan Yasin MERAL’in kaleme aldığı Samiri’nin Buzağısı eserini inceleyeceğiz.

Hz. Musa aleyhisselam ve Yahudiler, Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde bizlere kıssa şeklinde anlatılır. Diğer peygamber ve kavimler ile ilgili bilgiler daha azdır. Müslümanlar olarak, bu kadar çok anlatılan kavim hakkındaki bilgilerimiz ise maalesef hikaye düzeyinde kalıyor. Bu kavim neden bu kadar çok gündeme getiriliyor, dikkat etmiyoruz. Ancak bizler biliyor ve inanıyoruz ki Kur’an-ı Kerim’de anlatılan her olay ve kişide bizler için ibretler vardır. Değilse o olay, kavim ve kişiler geçmişte yaşadı gitti. Yaptıkları veya yapmadıkları ile kendileri hesap verecekler.

Rabbimiz gündemimize bu kavimleri ve yaşadıklarını taşıyor ki onlardan ibret alabilelim. Elimizdeki çalışmada da hepimizin bildiği üzere, Hz. Musa aleyhisselam’ın Tur dağına gidişi, kavminin Samiri’den buzağı yapmasını istemeleri ve sonrasında yaşanan olaylar her bir ayrıntısına kadar çok güzel bir şekilde incelenmiş. Mısır ve Nil nehrinin stratejik önemi, Firavunlar, o zamanki dini yaşantı, Hz. Yusuf döneminden itibaren İsrailoğullarının Mısır’daki durumu ile inceleme başlıyor.

Giriş kısmında verilen “Yahudi ve Hıristiyanlara göre Kur’an, Hz. Muhammed tarafından oluşturulmuş bir metin olup vahiy ürünü değildir. Orta Çağ’dan itibaren Yahudi ve Hıristiyan bilginler Kur’an’la Tevrat’ın farklılaştığı konularda Kur’an’ın yanlış bilgi verdiğini, Hz. Muhammed’in tarihi olayları karıştırdığını, Tevrat ve Kur’an arasındaki ortak anlatımlarda da Kur’an’ın Tevrat’tan yararlandığını iddia etmişlerdir. Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanlar arasındaki Tevrat-Kur’an karşılaştırması konusundaki en temel tartışmalar bu çerçevede yaşanmaktadır. Samiri’nin kimliği ve buzağısı da bu alandaki tartışmaların en yoğun yaşandığı konuların başında gelmektedir. Bu kitap söz konusu tartışmalara Yahudi ve Antik Mısır kaynakları ışığında cevap aramaktadır.” gibi bilgilerle kitapta nelerle karşılaşacağımızı tahmin edebiliyoruz.

Kitabı okurken İsrailoğulları, Hz. Musa’nın mücadelesi, Kızıldeniz’i geçme mucizesi, Hz. Musa’nın Tur dağına çıkması, İsrailoğullarının özellikle niye buzağı heykelini istediği ve yaşanan gelişmeleri daha iyi kavrıyoruz. Ayrıca bahsedilen kıssanın Rasulullah’ın tevhid mücadelesine katkısını, bizlere nasıl moral ve motivasyon vermesi gerektiğini de daha iyi anlıyoruz.

“İsrailoğullarının buzağısının Allah’ı temsil eden somut bir tezahür olarak düşünülmesi, Mekkeli müşriklerin yerin ve göğün yaratıcısı olarak Allah’a inanıp putları ona ulaşmada aracılar olarak görmelerine benzemektedir. Bu anlamda bu kıssa, Samiri’nin buzağısnın tevhid açısından kabul edilmeyecek bir durum olduğunu göstermekle kalmayıp, Mekkelilerin yaptıkları şekilde hem Allah’a inanıp hem de putlara tazimde bulunmanın bir arada olamayacağına işaret edilmektedir.”

Konuya merak duyanların, işinin ehli bir hocadan, yüzlerce kaynağı tarayarak bizlere sunduğu bu eseri okumalarını tavsiye ediyorum.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr