Ocak 2015 Murat KAYNAR A- A+
A- A+

Ilımlı İslam Projesinin Ilımlı Müslüman Tarifi: Abdestli, Namazlı Ama Demokratik ve Liberal Müslüman!

Kulağımıza ne de hoş geliyor “Ilımlı Müslüman” tanımlaması. Gözümüzün önünde dinimizin güzelliklerini özümsemiş, hoşgörülü, iyi geçimli, iyi huylu, diyaloğa ve gelişime açık, yüzü mütebessim bir

Müslüman şahsiyet canlanıyor. Esasında burada sıraladığımız özelliklere bakılırsa her Müslüman’da görmekten memnun olacağımız hususlar var. Öyle ya; Efendimiz hoşgörülü, müsamahakâr değil miydi? Affedici, güzel huylu ve mütebessim değil miydi?

Allah “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır” (Nahl, 16/125) buyurmuyor mu? Bizim “Vasat/ dengeli/ orta yolda ümmet” (Bakara, 2/143) olmamızı istemiyor mu?  Bu nedenle Müslüman zaten aşırılıktan uzak, mutedil/ ılımlı Müslüman olmalı değil mi?

Keşke iş bu kadar basit, manzara bu kadar güzel olsaydı. Ama bazen kavramlar sözlükteki karşılıkları kadar masum değildir. Ilımlı İslam/ Müslüman kavramı arının ağzında taşıdığı balı gibi tatlı, kuyruğundaki iğne ve zehri gibi zararlı, Batı laboratuarlarında özenle ve umutla hazırlanmış bir projedir.

Bu kavramı ilk kez ABD eski başkanı George Bush tarafından ‘Amerikan Barış Enstitüsü’ne atanan Daniel Pipes kullanmıştır. Pipes’in 1995’de söylediği “Radikal İslam tehdidine çözüm, ılımlı İslam’dır.” sözünün üzerine bu proje bina edilmiştir. (Daniel Pipes, National Interest, Ekim-Kasım 1995 sayısı)

Batı’nın Razı Olduğu Bir İslam!

ABD’deki düşünce kuruluşlarından RAND’ın 2003 yılında yayınladığı “Uygar ve Demokratik İslam, Partnerler, Kaynaklar ve Stratejiler” isimli araştırmasında ABD ve diğer sanayileşmiş memleketler ve milletlerarası toplumun, sistemin geri kalanı ile uyumlu, ekonomik olarak güvenilir, siyasi olarak istikrarlı ve milletlerarası kurallara ve normlara riayet eden bir İslam dünyasını tercih edeceğini bu nedenle radikal, kökten dinci veya geleneksel İslam’a karşın ılımlı İslam’ın desteklenmesi ve Müslüman toplumların “Batı ile uyumlu, ABD çıkarlarına engel olmayacak” şekilde dönüştürülmesini ön görmektedir.

“Ilımlı İslam” dinî bir kavram değil, politik bir proje. Halkının çoğunluğu Müslüman olan toplumlara yönelik bir Batı beklentisi. Bu projenin amacı; “İslam olsun, Müslümanlar -bireysel ritüeller anlamında- ibadetlerini rahatça ifa etsin ama Batı ile uyumlu olsunlar, Batı karşıtı olmasınlar, Batı çıkarlarına, tekerlerine çomak sokmasınlar, sömürüye ses çıkarmasınlar. Demokrasiye uygun ve küresel kapitalizmle barışık bir İslam!

Bu formülün özü, ‘İslam olmasın!’ değildir. “İslam’ın kökünü kazıyalım!” değildir. Bu, “İslam olsun ama…” diye başlayıp “Bizim formüle ettiğimiz gibi olsun” diye biten bir çerçevedir.” (Ahmet Taşgetiren, 4.6.2007, Aksiyon Dergisi)

Bu projenin uygulanabilmesi için dini, fert ile yaratıcı arasına hapseden, sosyal, siyasal, ekonomik talepleri olmayan, içsel, ahlaki bir din anlayışının yerleştirilmesi gerekmektedir. Bu maksatla ahkâm ayetleri arka plana itilir, cihad kavramının içi boşaltılır, İslam’ın siyasi, sosyal, ekonomik ve yönetim ile alakalı talep ve düzenlemeleri yok sayılır veya dejenere edilir.

Netice; abdestli, namazlı, güzel ahlaklı ama demokratik, liberal, kapitalizmle barışık, Batı için problem olmayan, pasif, talepsiz, rolünü güzelce oynayan uyumlu Müslüman. Diğerleri; radikal, köktendinci, terörist, cihatçı, aşırı Müslüman… Ya bu, ya o… Böyle değilsen, öylesin.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ocak 2015

Sayı: 318

İlkadım Arşiv