Temmuz 2016 M. Selçuk ÖZDOĞAN A- A+
A- A+

Hilafetin İlgasının Arka Planı

Kıymetli İlkadım Kitaplığı okuyucuları! Bu ay sizlerle İlkadım Kitaplığı’mızda güzel bir eser daha inceleyeceğiz. İnceleyeceğimiz eserimiz, Osmanlı Devleti’nin son şeyhülislamı, büyük âlim Mustafa Sabri Efendi’nin İnsan Yayınları’ndan çıkan Hilafetin İlgasının Arka Planı isimli kitaptır.

İnsan Yayınları, İslam siyasi düşüncesi ve çağdaş İslam tarihi açısından özel bir kitap sunuyor bizlere. Yakın tarihimiz halen tam manasıyla aydınlatılabilmiş değil. Bu tür kitapları okudukça cücelerin nasıl dev yapıldığı; devlerinde nasıl cüce hale getirildiğini daha iyi anlıyoruz. Hele hele söz konusu hilafet olunca bilgiler daha da bir kısıtlı kalıyor. Ama hilafetin kaldırılmasına (Türkiye’de olmamasına rağmen) şahit olan Mustafa Sabri Efendi’nin vereceği bilgiler bizler açısından çok mühim. En azından Müslümanlara ait değerlerden olan cihadın, hilafetin kötülendiği günümüzde bu tür eserler ayrı bir önem kazanıyor. Bu kitapta yakın tarihle ilgili birçok hatalı bilgi düzeltilirken gizli ve derin sırlar da açıklanıyor.

Kitap, Mustafa Sabri Efendi’yi ve dönemindeki akımları tanıtarak başlıyor. Böylece Mustafa Sabri Efendi’nin ters istikametteki genel ve güçlü akımlara karşı verdiği mücadele hakkında bir nebze olsun fikir sahibi oluyoruz. Mustafa Sabri Efendi’nin yaşadığı dönemin şahsiyetleri, siyasi cemaatleri ve önemli olayları hakkında da tanıtıcı bilgiler veriliyor.

Kitabımızda Mustafa Sabri Efendi ile ilgili olarak şu cümleler dikkat çekicidir: “Yeni nesiller içinde son Osmanlı şeyhülislamı Mustafa Sabri Efendi’yi tanıyan ya çok azdır ya da hiç yoktur. Oysa o, imanı dışında hiçbir silahı olmamasına rağmen büyük bir hamlenin önderliğini yapmış, dini için yurdundan hicret etmiş, karşılığında ise ihanetle suçlanmış büyük bir mücahittir. Onun sabrı, mücahitlerin sabrının canlı bir timsali olmuştur.”

Mustafa Sabri Efendi’nin tespitlerinden biri calib-i dikkattir: Türkiye’de Arap harflerinin kaldırılması, Türk milleti ile Kur’an-ı Kerim arasında engel koymak içindi. Böylece bir hükümet kararıyla Türk milleti, tam bir kültür mirasından mahrum bırakılıyor, halk bir gün içinde okuma yazma bilmeyen ümmi konumuna düşürülüyordu. Bu, tarihin en garip kararlarından biridir. Bundan dolayı, Türkiye şimdiye kadar ne uluslararası çapta bir edebiyatçı ne bir bilim adamı ne de tarihçi yetiştirmiştir. Nasıl yetişsin? Yazmayı daha iki nesil önce keşfettiler.

Artık İslam tarihini güvenilir kalemlerden öğrenmek ve sahte tarihleri bir kenara atmak zamanı gelmedi mi?

Bu kitapta, gerçeklerin nasıl sahteleştirildiğini göreceğiz.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Temmuz 2016

Sayı: 336

İlkadım Arşiv