Ekim 2018 Mahmut AVEDER A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

HADİS İKLİMİ-İnanmasan da Çalışmasan da Mutlaka İmtihan Olacaksın

Şeddad b. Evs’ten nakledildiğine göre, Hz. Peygamber aleyhisselam şöyle buyurmuştur: “Akıllı kişi kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz kişi ise arzularına uyup bir de Allah’tan (bağışlanma) umandır.” (Tirmizi)

Ahirete iman ile Allah’a iman arasında doğrudan ve son derece güçlü bir bağ bulunmaktadır. Kişinin ahireti inkâr etmesi, onu var eden ve varlığı konusunda da insanlığı bilgilendiren Allah’ı da inkâr etmesi anlamına gelir.

Ahirete inanmanın kişiye ve topluma pek çok faydası da vardır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi misafirine ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi komşusunu rahatsız etmesin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi ya hayır söylesin ya da sussun.” (Ebu Davud)

Dünyanın hiçbir yerinde tarihin hiçbir döneminde adaletin sürekli olarak tecelli edip, hâkim olduğunu söylemek mümkün değildir. Hayatı boyunca birçok haksızlığa muhatap olan insan, hakkını tam olarak alabileceği bir zamanın özlemini çeker, hasretini duyar. İyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, haklı ile haksızın tam olarak ayrılacağı bir günün, zamanın gelmesini ister.

Dünya hayatında zorluklarla, zorbalıklarla, haksızlıklarla ve sıkıntılarla mücadele ettiği halde insanın bunları her zaman ortadan kaldıramadığı, acıların ve ıstırapların pençesinde kıvrandığı bilinen bir gerçektir. Böylesine bir gerçekliğin şekillendirdiği dünya hayatında iyilik ve kötülüklerin karşılığının tam manasıyla görüleceği, bunu engelleyecek hiçbir perdenin olmayacağı sonsuz bir yaşamın varlığına inanmak, insan için büyük bir ümit kaynağıdır.

Allah Resulü, inanan insanın dünyada takınması gereken tavrı şu tanımlama ile ortaya koymaktadır: “Akıllı kişi kendisini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz kişi ise arzularına uyup bir de Allah’tan (bağışlanma) umandır.” (Tirmizi)

Çünkü “İnsanoğlu kıyamet günü beş şeyden: Ömrünü nerede ve nasıl tükettiğinden, gençliğini nerede ve nasıl geçirdiğinden, malını nerden kazanıp nerede harcadığından, öğrendiği bilgilerle amel edip etmediğinden hesaba çekilmedikçe hiçbir tarafa hareket edemeyecek, yerinden kımıldayamayacaktır.” (Tirmizi)

Ahirete imanı içtenlikle benimseyen mü’min, “yaptığı hiçbir iyiliğin mükâfatsız kalmayacağını, hem dünyada hem de ahirette karşılığının tam olarak verileceğini” bilir. (Müslim)

Ümmetinin ahirette yoldaşsız ve rehbersiz kalıp mutluluğu tadamayacak olma ihtimalini Allah Resulü düşünmüş, bir kabrin kenarında oturmuş, gözyaşı dökmüş ve arkadaşlarına, “Kardeşlerim! Ölüm için hazırlık yapın.” (İbn Mace) buyurmuştur.

Ahirete iman etmek, insan hayatına anlam katar, yön verir, değer kazandırır. Bu inanç, insana bütün davranışlarını yüce bir gaye için yaptığı bilincini aşılar. Ebedi hayatı hesaba katarak hareket eden insan, kötülüklerden uzak durur. Dünya hayatını iyilik, dürüstlük, yardımseverlik, yalnızca Yaratıcı’ya kulluk gibi salih ameller üzerine inşa eder.

Ahirete inanan insan, dünya hayatında ölçülü, tutarlı hareket eder. Kin, haset, düşmanlık, nefret gibi duygularını törpüler. Affetme, bağışlama, hoş görme duygularını geliştirir. Kendisi, ailesi, çevresi ve toplumu ile barışık yaşar. Bela ve musibetler karşısında sabırlı ve fedakârca davranabilir. Huzuru ve mutluluğu servet, şöhret, kudret, şehvet gibi fani yani geçici tatminlerde değil, Allah’a imanda, imanı çerçevesinde yaşamada arar.

O’nun rızasını kazanabileceği işleri yapmaya çalışır. Ahirete iman bilinciyle hareket eden ve bu bilinç doğrultusunda yaşayan bireyler; erdemli, ahlaklı olmayı, hak-hukuka riayet etmeyi, başkalarına saygı göstermeyi, kısaca yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevmeyi şiar edinirler. Bu his ve şuura sahip olan fertlerden müteşekkil olan toplum da huzurlu bir toplum olur.

“Her kim ahiret kazancını isterse, biz onun (dünya) kazancını (da) artırırız, her kim de dünya kazancını isterse ona da ondan veririz ama onun ahirette hiçbir nasibi yoktur.” (Şura, 20)

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2018

Sayı: 363

İlkadım Arşiv