Eylül 2021 Mahmut AVEDER A- A+
A- A+

HADİS İKLİMİ- Bir Haksız Kazanç Yolu Olarak Karaborsacılık

Ömer b. Hattab'ın naklettiğine göre, Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "İnsanlara satmak üzere mal getiren rızıklandırılır, malını stoklayıp karaborsaya düşüren ise lanetlenir." (İbn Mace)

İnsanların ihtiyacı olan ticaret mallarını toplayıp stoklayarak pahalanmasını beklemek ve bu gayeyle piyasaya arzını geciktirmek anlamına gelen karaborsacılık, dinin genel ahlaki ilkelerine ters düşen bir davranıştır. Zorunlu ihtiyaç maddelerini belli bir süre elinde tutarak veya piyasadan çekerek fiyatı iyice yükseltip daha sonra istediği fiyattan satmak suretiyle insanların sırtından kolay ve yüksek kazanç elde etmek, onlara bir nevi zulmetmektir.

Ticari ve ahlaki yapının bozulmasına neden olabilecek bu bencilce ve zalimce davranış, insanların mallarını kendi aralarında haksız ve batıl yollarla yemelerini yasaklayan Yüce Allah'ın katında kesinlikle makbul değildir. Bu anlamda Sevgili Peygamberimizin, "Karaborsacılık yapan kimse günahkâr olur."(Müslim) hadisi, insanlara zulmederek onların sırtından haksız kazanç elde eden kimselere yönelik ciddi bir uyarıdır.

Allah Resulü'nün genel tavrı, piyasalara müdahale edilmemesi yönünde idi. Bir gün bazı sahabilerin kendisine gelerek, "Fiyatlar çok arttı, ücretleri bizim için siz belirleseniz." demeleri üzerine, fiyatların Allah'ın takdiri doğrultusunda şekillendiğini, vermeyip kısanın da çok verenin de rızıklandıranın da Allah Teâlâ olduğunu belirtmişti.

Özellikle piyasadan mal çekerek fiyatların yükselmesini sağlamak şeklindeki karaborsacılık yasaklanmış, buna karşılık fiyatların arz-talep dengesi doğrultusunda düşmesi yahut yükselmesi normal karşılanmıştır.

Bir üreticinin kendi ürününü bekletip piyasaya hemen sürmemesi yahut bir ithalatçının arz fazlası bir malı gelecekteki talepleri karşılamak için depolaması ise karaborsacılık olarak nitelendirilmez. Yine bolluk ve ucuzluk zamanlarında mal stoklamanın herhangi bir sakıncası yoktur. Dolayısıyla bir malın karaborsacılık yoluyla satılıp satılmadığını belirlemede toplumsal şartları dikkate alarak o malın zorunlu ihtiyaç olup olmadığını tespit etmek büyük önem taşır.

Ticaretle uğraşan kişi, servet kazanmanın yanı sıra toplumsal bir görev de ifa etmektedir. Zira tüccar, insanlara ihtiyacı olan maddeleri temin etmektedir. Bu sebeple, yaptığı iş kendisine servet kazandırdığı gibi sevap da kazandırmaktadır. Sevgili Peygamberimizin, zorunlu bir ihtiyaca insanların ulaşmasını kolaylaştırmayı, ihtiyaç sahiplerine o malın tamamını sadaka olarak vermekle eşdeğer görmesi, ticaret yapanların aynı zamanda sadaka sevabı kazandıklarını haber veren hoş bir müjdedir.

Yine Allah Elçisi'nin, "İnsanlara satmak üzere mal getiren rızıklandırılır, malını stoklayıp karaborsaya düşüren ise lanetlenir." buyruğu bu önemli görevi yerine getirenlerin hem maddi hem de manevi açıdan kazançlı olacaklarını, aksi yönde davranış sergileyenlerin ise maddi açıdan kazançlı çıkmış gibi görünseler de manevi açıdan ziyana uğrayacaklarını haber vermektedir.

Medine'de yeni bir toplum ve ticaret piyasası inşa eden Efendimiz (sav), karaborsacılığa karşı çok kararlı bir tutum sergilemiş, bu konuda tüccarları uyarmış, piyasanın dengelerini bozan her türlü usulsüzlük ve yolsuzluğa karşı kontrolü elden bırakmamıştır. Karaborsacılığı engellemek için çeşitli tedbirler de almıştır. Rasulullah'ın atadığı bazı kimseler bir anlamda zabıta görevi görerek piyasanın dengelerini bozan ticari faaliyetleri engellemeye çalışmışlardır.

Günümüzde diğer sektörlerin yanı sıra özellikle gıda, sağlık, inşaat, ulaşım, haberleşme, bilişim ve enerji sektörlerinde de karaborsacılıkla karşılaşıldığı görülmektedir. Bu alanlardaki karaborsacılığın geniş halk kitlelerine büyük zararlar verdiği bilinmektedir. Bu açıdan bakıldığında karaborsacılığı sadece gıda maddeleriyle sınırlı tutmayıp, yasak kapsamını genişleterek topluma zararı dokunan her türlü fırsatçılığı karaborsa kapsamında değerlendirmenin toplum yararını koruma ve zararı önleme açısından dinin genel amaçlarına daha uygun olduğu görülür.

Hırsına kapılarak sırf daha fazla kazanabilmek için Allah'ın razı olmayacağı bir yol seçen karaborsacının, işlediği günah sebebiyle ahirette de Allah'ın yüz çevirdiği bir insan durumuna düşmesi ne acı bir cezadır!

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr