Nisan 2015 Abdullah GÜLCEMAL A- A+
A- A+

Gül Mevsimi Dilekleri

Bir öksüzün yetimin başını okşayınca
Gül kokusu sinerdi saçlarına elinden
Şefkatin merhametin bir anneden daha çok
En güzel sen anlardın çocukların dilinden.


Elhamdülillâhirabbilâlemin..
Rabbimiz; Sana  nâmütenâhi hamd-ü senalar  olsun…
Rabbimiz; Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin  Sevgili Habîbine, ilmin kadar Salât-ü Selâm olsun…
Yâ Rasûlallah…Salât-ü selâm sana..
Yine bir  “Gül Mevsimi”ndeyiz!
Bu mevsim  başka güzel..
Bu mevsim  başka tatlı…
Ayrılmaz  Ebed  Ezel,   
Muhabbet  nur  kanatlı…

Yâ Rasûlallah…Salât-ü selâm sana..
Yine bir “Gül Mevsimi”ndeyiz!..
Güneş gülerek doğar,
Ay batmaz  geceleri…
Göklerden  rahmet yağar,
Açın pencereleri..

Yâ Rasûlallah..Salât-ü selâm sana…
Yine bir “Gül Mevsimi”ndeyiz!..
Bekliyorlar sırada,
Susamış tüm çiçekler…
Seher vakti bir yudum
Gülsuyu içecekler…

Yâ Rasûlallah…Salât-ü selâm sana…
Yine bir “Gül Mevsimi”ndeyiz!..
Bu mevsim bahçemizde,
Toprak başka , su başka…
Her çiçek kokar ama,
Gül’ün kokusu başka!..

Yâ Rasûlallah…Salât-ü selâm sana..
Yine bir “Gül Mevsimi”ndeyiz!...
Can Cânandan gayrısın
Adını yâd eder mi ?
Bülbülün bildiği var
Boşa feryâd eder mi!.

Yâ Rasûlallah…Salât-ü selâm sana..
Siz;
“Dikkat ediniz, ben Habîbullâh’ım, ancak övünmek yok!.
Kıyamet günü  ‘HAMD SANCAĞINI’ taşıyacak olan benim, övünmek yok!..
Kıyamet gününde ilk şefaat edecek olan benim, şefaati kabul edilecek olan da benim,fakat övünme yok!..
Cennetin kapılarının halkalarını ilk hareket ettirecek olan  benim.
Allah bana Cennet kapısını açacak, beraberimde  olan mü’minleri  ve fakirleri Cennete sokacaktır, fakat övünme yok!..
Ben geçmişlerin ve geleceklerin en değerlisiyim,fakat övünmek yok”…
Yâ  Habîbullah…Salât-ü selâm  sana…
Biz ise;
Sana lâyık bir ümmet olamadık…

İzinden gidemedik, düştük başka izlere.
Meğer o çarpık izler gidermiş dehlizlere!..
Gaflet ile övündük,  yarın mahşer gününde
Elimizden tutmazsan yazık olur bizlere!...

Gafletimizden dolayı övündük… Bir gün yıkılacak, viran olacak çok katlı evlerimizle övündük…
Rabbimizin “Fitne” diye bizi uyardığı mal ve evlâtlarımızla övündük.. Sizi üzdük, sizi incittik…
Kusur, günah, suç bizim… Yarın hesap gününde bizleri gözü yaşlı, perme-perişan  ardında bırakma Yâ Rasûllallah…
Tut ellerimizden…  
Yâ Rasûlallah… Salât-ü selâm sana…
Âlemleri var eden, kendisine yâr eden  Allah (c.c.) sizi bütün kâinata tanıttı…
“HABÎBİM” dedi  Sana…
Rabbimizin adıyla birlikte andık  Seni.
Önce; “Lâ ilâhe illallah” dedik.  Hemen ardından:
“Muhammedün Resûlullah” dedik…
Önce; “Eşhedü enlâ ilâhe illallah” dedik. Hemen ardından:
“Ve eşhedü enne Muhammeden  abdühu ve Resûlühu.” dedik..
Çünkü varoluş sebebimiz Sensin Yâ Rasûlallah..
Sen “Rasûl”sün…Sen “Habîb”sin…Sen “Nebî”sin..Sen “Elçi”sin..
Sen Müjdecimizsin… Sen Şefaatcimizsin…Sen Efendimizsin!..
Seni seven Allah’ı sevmiş, sana itaat eden Allah’a itaat etmiş olur...
Sana Salât-ü selâm…
Cürmümüze bakma… Hesap gününde bizi yalnız bırakma… Vallahi sen seviyoruz, ey Sevgili…
Siz buyurmuştunuz: “Kişi Sevdiğiyle Beraberdir.” diye…
Sen “ RAHMET”’sin,  Sen “ŞAHİD”, Sen “MÜBEŞŞİR”, Sen “MÜNİR”.
Seni  ALLAH methetmiş, daha başka ne denir..

Ey, Âlemlerin Efendisi olan Fahr-i Kâinat!..
Buyurdunuz ki:
“Allah’a ve âhiret gününe iman eden ya hayır konuşsun, ya sussun.”
İnandık iman ettik…
Ama, ne hayır konuştuk, ne susabildik!..
Buyurdunuz ki:  
“Komşusu, şerrinden emin olmayan kimse cennete giremez”.
Ama biz komşumuzun şerrinden kapımızın kilidini 1 iken 2 ettik. Komşumuz da bizim şerrimizden kilidini 2’den 3’e çıkardı!..
Ya Rasûlallah, bize bir şeyler oldu…
Rabbimiz tarafından Sana gönderilen ilk emri, “Oku! Seni Yaratan Rabb’inin adıyla oku!” diye başlayan hayat kitabımızı gerektiği gibi okuyamadık…
Besmelesiz kitaplar verdiler elimize… Ümmet olarak birbirimizin canını okur hâle geldik…
Ya Rasûlallah, Siz ve şerefli sahabeleriniz hendek kazarken açlıktan karnınıza taş bağlamıştınız.
Şimdi ise bizim yüreklerimiz taşlaştığından dolayı, çok konuşup, çok yiyip, çok uyumaktan dolayı göbek bağladık.
Yüzümüz yok sana karşı…
Âlemlerin Rabb’inden af diliyoruz…
İsmi Âzam’ın hürmetine…
Arş-ı Alâ hürmetine…
Kur’an-ı Azimüşşan hürmetine….
Kâbe-i Muazzama hürmetine…
Ve Senin hürmetine…
Allah merhamet eylesin bizlere…
Sana sonsuz selât-ü selâm Ya Rasûlallah…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Nisan 2015

Sayı: 321

İlkadım Arşiv