Eylül 2014 Nuri ERCAN A- A+
A- A+

Face Kullanım Rehberi

   Face’nin teknik kullanımı konusunda rehberlik yapacağımızı düşünen okuyucularımızı hayal kırıklığına uğratacağımızı peşinen söyleyelim. Bu konunun teknolojisi hakkında rehberlik yapacak son kişilerden birisi olduğumuz izahtan varestedir. Sosyal paylaşım sitelerinin, özellikle de Face’nin son dönemlerde inananlar tarafından günlük, hangi ihtiyaçlar için kullanıldığı hususunda tahlil ve eleştirilerimizi kaleme aldığımız son yazılarımızdan aldığımız cesaretle, konuyu taçlandırma babından final yazımızı bir tür kullanım kılavuzuna dönüştürmeyi deneyelim istedik. Başka bir deyişle müslümanlar olarak Face kullanırken nelere dikkat etmeli, ya da, bir "Face fıkhı olmamalı mıdır?" sorusunu akademisyenlerin dikkatine sunalım diye düşündük.
   Bizler sosyal paylaşım sitelerindeki etkinliklerimizi gerçekleştirmeden önce yapacağımız işin fıkhî durumunu gözden geçirmek zorunda olduğumuzu unutamayız. Bunu yaparken, kendimizi aşağıdaki sorularla iyice sığaya çekmeliyiz: Allah’a ve Rasulüne bağlılığını ilan etmiş bir fert günlük hayat içerisinde sosyal paylaşım sitelerini nereye koymaktadır? Paylaşım siteleri paylaşımın neresinde? Dünyayı örümcek ağı gibi saran bu internet ucubelerini, kim, ne amaçla kurmuştur? Kullanım imkânları hangi kültüre göre ayarlanmıştır? Biz, sosyal siteleri sorumsuzca kullanmalı mıyız? Kullanmaya karar verdi isek (zaten kullanmakta isek) hangi amaçlar için kullanmalıyız? Kullanırken nelere dikkate etmeli, kullanım süresi ne olmalı vs.?
   Verdiğimiz cevaplar vicdanen ve dinen bizi rahatlatacaksa ve yaptığımız işle önemli bir görevi deruhte edeceğimize inanıyorsak ‘sosyal paylaşım sitelerinde vakit geçirmek’ maddesi, süresi ve muhtevası belirlenerek günlük hayat programının bir bölümüne sıkıştırılabilir. Yoksa sırf eğlence ve ölü(!) vakit geçirmek maksadı ile bu işe girmek tecviz edilecek bir durum değildir.
   Ayrıca hakkını vererek sosyal paylaşım sitelerini kullanacaklarına güvenemeyen insanların bilgisayar başına oturup, yediğini içtiğini, kedisini, ördeğini, aldığı fincan takımını insanlara gösterip sahte gururlar elde etmeye çabalamasına gerek yoktur. Fakat onlar da bilmelidirler ki kendileri kullanmasa da istenildiğinde patlamaya hazır bir ahlaksızlık bombası potansiyeli taşıyan bu siteler evlerinde davetsiz misafirdir. Yani kullanmayanlar da çocukları için rehberlik edeceklerinden, onların da rehberliğe ihtiyaçları vardır.
   Paylaşım sitelerinde tebliğ faaliyetleri yapmanın imkânı inkâr edilemez. Bu işi çok güzel yapan gruplar, dernekler ve kanaat önderleri güzel örneklikler sunmaktadır.
   Emr-i bil ma’ruf ve nehy-i anil münker (İyiliği emredip, kötülükten sakındırmak) konusu son dönemlerde unutulmaya yüz tutan önemli vazifelerimizden birisidir. Face gibi paylaşım sitelerinde, yapılan yanlışlara “dur” demek bu vazifenin uygulanması anlamına gelir. Bilhassa öğretmen ve imamların paydaşlarını dini naslarla rahatça uyarabilirler. Paylaşımda bulunulacak kişinin durumuna göre tarizde bulunmak, bir mısra, bir beyt yazmak, büyüklerimizin sözlerini aktarmak, duruma göre kişinin yanlışını hatırlatacak, bir fotoğraf paylaşmak, emr-i bil ma’ruf yapmak anlamına gelir.
   Paydaşlarla yapılacak paylaşımlarda dikkat edilecek ilk husus iffet ve hayâya riayet olmalıdır. Gençlerimizin kendilerini ifade ederken düştükleri hayâsızlıklara dikkat çekilmeli, tatlı bir üslupla gençler uyarılmalıdır.
   Face’yi kullanırken bireysellik cereyanının etkisi ile basit etkileşimlere mahal verilmemelidir. Günlük hayatımızda başkaları için hiçbir şey ifade etmeyen basit faaliyetlerimizin fotoğraflarını yayımlayarak sıradan işlere bulaşmak doğru değildir. Sadece bizi ilgilendiren, başkaları için hiçbir fayda temin etmeyecek kimi işlerimizi, sırf kendimizi öne çıkartmak ve paydaşlarımızdan övgüler beklemek ahlaki bir tavır olamaz. Fotoğraf çekim cihazlarının çoğalması ile neredeyse burnumuzu karıştırırken çektiğimiz resimleri paydaşlara sunma komikliğine düşmek bizlere yakışmaz.
   Bizim gibi düşünmeyenlere muhalefet etmek için karşımıza getirilen belgeler ‘bir fasığın haberi’ne aldanmama ilkesi dikkate alınarak kullanılmalıdır. Bu uğurda insanları -kim olursa olsun- aşağılamak, rezil etmek, sevap hanemize değil günah defterimize kaydedilecek eylemler olacaktır. Bunu bilerek paylaşılan her haberi paylaşmamanın erdemlilik olduğu bilinmelidir. Her duyduğumuz haberi aktarmanın yalan olarak bizlere kifayet edeceğinin bilincinde olarak paydaşlarımızın paylaşımlarındaki doğru olmayan haberlere itibar etmemeli ve kardeşlerimizi uyarmalıyız.
   Bir de Face gibi sitelerin sadece eğlence ve boş işler (Lehvel hadis) için olduğu anlayışını terk etmek durumundayız. Kullanıcının niyeti önemlidir. Bu sebeple yaptığımız işlerin ciddi işler olmasına özen göstermeli ve imkânımıza sunulan araçları hayır yolunda kullanmaya azami gayret sarf etmeliyiz.
   Sık sık ifade ettiğimiz gibi son dönemlerde ahlaki bir savrulmaya maruz kaldığımız gerçeğini unutmamalıyız. Ne acıdır ki Sosyal paylaşım siteleri bu savrulmanın canlı tanıkları durumundadır. Bu sebeple bu tür siteleri gizli görüntü mekânları olmaktan çıkarmalı ve kendimize çeki düzen vermeliyiz.
   İslâm Dünyasındaki haberlerin yayılması ve kendi aramızdaki haberleşme ihtiyacını giderme konusunda Face çok güzle bir araç olabilir. Ancak bunun için de dikkatli ve fedakârlık gerektirecek bir bakış açısına sahip olmak kaçınılmazdır. Yaydığımız haberler duygulandırmalı ve gündemimizi oluşturacak mahiyette olmalıdır.
   Paylaşım organlarını gençlerimizin ilan-ı aşk ekranları olmaktan çıkarmak için yeni uygulamalar icat etmeliyiz. İlmi faaliyetleri buralarda alt seviyeden rahatça yapabiliriz. Ahlaki ilkeler hatırlatabilir, hatıralar yayımlayıp, öğretici-eğitici fıkralar nakledebiliriz. Atasözlerimizi paylaşmak, türkü sözlerini kullanmak bile dondurma yerken çekilmiş fotoğrafı paylaşmaktan daha hayırlı olacaktır. Neticede, istemesek de kullanımımıza girmiş olan bu sitelerin ağzına gem takmadıkça ahlaki güzelliklerimizi kemirmeye aday olan en tehlikeli araçları evlerimizin başköşesinde ağırlamaya mahkûm olacağız demektir.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Eylül 2014

Sayı: 314

İlkadım Arşiv