Nisan 2018 Atilla DEĞİRMENCİ A- A+
A- A+

DÜŞÜNCE UFKUMUZ - Psikolojik Vaka; Cimri

Yaratılışı, dokusu ve bileşimi ile aklımızı hayrete düşüren insan, imtihanın aslî muhatabıdır. Yapısına konulan iyilikler, kötülükler, zıt duygular ve farklı anlayışlar insanı sürekli mücadeleye sürüklemiştir. Mücadele ya galibiyetle tamamlanarak insanı ebedi kurtuluşa iletecek ya da hüsranla sonlanarak insanı helake sürükleyecektir.

Mücadelenin ortamı gönül, düşünce, akıl, göz ve kulak başta olmak üzere bedenimizdir. Bu iç ortamların yanı sıra dış ortamda bulunan -özellikle- mal kaygısı insan için önemli bir mücadele ortamıdır. İnsan, bu ortamlarda vereceği mücadeleyle ya ölçülü hareket ederek kendini arındırır ya da haddi aşarak yoldan çıkar.

Hayatlarında haddi aşan yani ölçülü hareket edemeyen insanlar özellikle mal kaygısı yüzünden savurganlığa veya cimriliğe saplanmışlardır. Neticesi aynı olmakla birlikte cimrilik savurganlığa oranla daha ciddi bir bozulmayı ve sapmayı anlatır.

Cimri kelimesi dilimize Farsça’dan geçmiştir. Farsça’da “adi, alçak, soysuz” anlamında kullanılan bu kelime Kur’an-ı Kerim’de “şuhh ve buhl” kavramlarıyla ifade edilmiştir. Farklı kelimelerle belirtilmiş olsa da Kur’an-ı Kerim’de cimriliği ifade eden kavramlar 16 yerde geçmektedir. Kur’an’da cimri kelimesi mal sevgisi ve mal kaygısı çerçevesinde ‘harcanması gereken malı sarf etmekten kaçınan’, ‘para ve malı çok sevdiği için başkasına bir şeyler vermekten çekinen’, ‘mal yığmaya çalışan’ ve ‘muhafaza anlayışı fesada uğramış’ kişi olarak tanımlanmıştır.

Cömertliğin zıddı olarak kullanılan cimrilik kelimesi aynı zamanda psikolojik bir sapmadır. Cimri insan, harcanması gereken yerlere harcama yapmadığı gibi kendi ailesine hatta kendisine bile harcayamaz. Böylece hem kendi hayatını hem de yakın çevresindekilerin hayatını zindana çevirir. Matematiksel hesapları her şeyin üzerinde gören bu insan tipi mevcut durumunun kendisi için hayır olduğunu zanneder. Rabbimiz bu durumu Âl-i İmran suresinde şöyle ifade eder: “Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimette cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Bilakis bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Âl-i İmran, 180)

Cimriliğin nedenleri üzerine yoğunlaşan âlimlerimiz -Hadis-i Şerifler çerçevesinde- aşırı mal hırsı ve yoksul kalma korkusu cimriliğin iki temel nedenidir demişlerdir. Bunların yanı sıra yaptığı yardımı gönüllü yapmamak, verdiklerinden dolayı insanlardan beklenti içinde olmak, hayır yolunda harcama yapmayı sevmemek ve mal kazanmayı hedef haline getirmek de cimriliğin merhaleleri olarak sıralanmıştır.

Cimrilik hem günaha sarılmanın hem de helak olmanın temel sebebidir. Müslim’de geçen rivayette Efendimiz aleyhisselam “Cimrilikten sakının! Zira sizden öncekileri cimrilik helak etmiştir. Cimrilik; onları kan dökmeye ve haramı helal tanımaya sürüklemiştir.” buyurmuştur. Yani biriktirme arzusu ve tükenme korkusu insan için her türlü melaneti ve rezilliği yapmayı meşrulaştırır. Günümüz insanından ortaya dökülen yanlışları anlayacağımız ilginç bir noktadır burası.

Cimrilik sapkınlığının çözümü iman, ilim ve amel bağlamında bir terbiyedir. İnsan, Allah’a ve ahirete imanla biriktirme arzusundan; ilimle hayatın ve malın gerçek değerini görerek tükenme korkusundan; amelle de zekât ve sadaka gibi uygulamalar sayesinde mal hırsından kendini koruyacaktır.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Nisan 2018

Sayı: 357

İlkadım Arşiv