Ağustos 2018 Atilla DEĞİRMENCİ A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

DÜŞÜNCE UFKUMUZ - Din’in Yanlış Anlaşılmasına Dair 3

6- “İslam’ın Kurallarını Bireye İndirgeyerek Anlama” Yanlışlığı:

Soğuk savaş döneminin ortalarına doğru, gelişmiş sömürgeci devletler kurdukları bozuk düzenin devamını sağlamak için yeni bir sistem daha geliştirdiler. Ürettikleri filmler, diziler, belgeseller ve reklamlar bu yeni sistemi geniş halk kitlelerine kabul ettirmek için çalıştı. Nihayet yönetim mekanizmalarından ekonomi piyasalarına, eğitim anlayışlarından hukuk kurallarına kadar birçok alana hükmetmeyi başardı. Bu yeni sapma ve saptırma yönteminin adı liberalizm idi.

Liberal anlayış, toplumları daha hızlı yönlendirebilmek için “birey” kavramını ön plana çıkardı. “Bireysel Farklılık, Bireysel Ayrıcalık, Bireyin Dokunulmazlığı, Bireyin Biricikliği” gibi mantıksal ve kulağa hoş gelen argümanları kullanarak toplumları kısa süreçlerde hızlıca yönlendirerek sömürgeciliğini artırdı.

İslam’ın karşısına dikilen her ‘izm’ gibi liberalizm de insanın zihin ve fikir dünyasını kısırlaştırdı. Bu durumdan etkilenenler arasında tabi ki Müslümanlar da vardı. Önceki ‘izm’lerin ve liberalizmin oluşturduğu kısır döngüden etkilenen Müslümanların -belki de- en büyük problemi İslam’ın emirlerini ve yasaklarını sadece bireysel olarak telakki ederek toplumsal düşünceden uzaklaşmasıydı.

Yanlış anlamanın önüne geçmek için şunu vurgulamak gerekir ki İslam insana çok önem verir. Her kuralı, insanın hem bu dünyada hem de ahirette iyiliği içindir. Ancak İslam’ın hedefinde insan bireyi değil insanın yaşadığı toplumun huzura/refaha ermesi vardır. Oluşturmak istediği örnek toplum modeliyle insanı hem kötülüklerden alıkoyacak hem de insanları toplumsal eğitim çerçevesinde terbiye edecektir.

Ancak ister liberal anlayışın ister diğer anlayışların etkisinde kalan Müslümanlar, İslam’ı sadece bireysel olarak anladılar/anlıyorlar. Hâlbuki İslam’ın hangi emrinin toplumsal yönü yok ki? Hangi yasağının toplumu çirkinliklerden arındırma özelliği yok ki? Dahası, zihinlerimize girmesi bile engellenmeye çalışılan alış veriş, evlilik, ceza, miras, boşanma, ev geçimi, ticaret gibi hukuk kurallarını nasıl bireysel anlayacağız?

İslam’ın emirlerini ve yasaklarını bireysel anlama yanlışlığı birçok emrin ve yasağın göz ardı edilmesine neden olmuştur. Özellikle -gündeme getirilmemeye özel çabalar harcansa da- emri bi’l ma’ruf nehyi ani’l münker/iyilikleri emredip kötülükleri yasaklama vazifesi İslam’ın en büyük emirlerindendir. Şayet İslam bireysel anlaşılırsa bu emir toptan rafa kaldırılır/kaldırılıyor zaten. Böylece İslam, din olmaktan çıkarak birilerinin sistemine su taşıyan manzume haline gelecektir. Gerçi birilerinin bireyselleştirmeden anladıkları da amaçladıkları da zaten buydu.

Tekraren ifade edilmesi gerek ki İslam insanı önemser ancak insanın yaşadığı toplumu daha çok önemser. İslam, kaliteli insanların oluşturacağı kaliteli bir toplum inşa etmek ister. Kuralları, emirleri ve yasakları hep bunun içindir.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ağustos 2018

Sayı: 361

İlkadım Arşiv