Nisan 2014 Atilla DEĞİRMENCİ A- A+
A- A+

Din Hayattır

Kainat dediğimiz muhteşem yapı kendiliğinden, içeriğini bilemediğimiz, bir patlamayla varolmamıştır/ varolamaz. Üzerinde yaşadığımız Dünya da bu patlamayla veya toz bulutunun dönüş hızını artırmasıyla oluşmamıştır. Patlamayla ortaya mükemmel bir düzen/ sistem oluştuğu da şimdiye kadar görülmemiştir. İnsan da ilk canlı türlerinin evrimleşmesiyle oluşabilecek kadar basit bir yapıda değildir. İnsanın yaşadığı hayat da boşa geçirilecek, heba edilecek, insanlığı bilmeyecek, yaratılmışlığının farkına varılamayacak kadar değersiz ve boş değildir.
   ‘Sonsuz Kudret’in " كن -Ol" emriyle varolan Kainat, Dünya ve İnsan, her zerresi ve hücresiyle sürekli o ‘Sonsuz Kudret’in gözetimi altındadır. Yaratılan varlıklar içerisinde ‘emanet’i kabul ederek varlıkların gözdesi ve ‘Sonsuz Kudret’in muhatabı haline gelen insanın da her anı gözetim altındadır. Yaratılmış olmak ve emaneti yüklenmiş olmakla ilahî gözetim/ denetim altına giren insan için Allah Teala, hayatın farkına varması ve hayatı düzenleyebilmesi adına kurallar belirlemiştir. Allah Teala tarafından belirlenen bu kurallar belirli zamanlardaki ibadetlerle veya hayatın herhangi bir vaktiyle sınırlanamayacak kadar geniştir. Belirlenen kurallar hayatın her anına müdahale eden, yön gösteren ve hayatın her bir aşamasında tavır isteyen kurallardır.
   Allah Teala’nın insanlığın huzuru ve kurtuluşu için gönderdiği kurallar hayatın sadece ahlak yönüyle ilgili değildir. Bu kurallar hukuk, yönetim, ibadetler, kişisel ilişkiler, toplumsal ilişkiler, uluslararası ilişkiler, eğitim, ekonomi, kişinin vicdanı gibi hayatın tüm alanlarında geçerli olan ve bu alanlarda uygulama örnekleri olan kurallardır. Ancak bu kurallar işimize geldiği zaman kabul edip menfaatimize ters düştüğünde kabul etmeyeceğimiz/ yüz çevireceğimiz kurallar değildir. Allah Teala’nın gönderdiği bu kuralları kabul etmek demek hayatın her aşamasında Allah’ın varlığını tanımak demektir.
   Allah Teala’nın gönderdiği kuralların bütünü olarak ifade ettiğimiz İslam Dini, insanın; malı nasıl kazanacağına, nereye/ nasıl harcayacağına, ibadetini haşyetle yerine getirmesine, küs olma süresinin ne kadar olduğuna, etrafındaki muhtaçlara nasıl davranması gerektiğine, evladına nasıl isim vereceğine, ölüyü nasıl defnedeceğine, yalnız kaldığında bile nasıl yaşaması gerektiğine, evine nasıl gireceğine, nasıl selamlaşacağına, sapıtmamak için hangi kaynaklara başvuracağına, toplumda İslamî çalışmaları nasıl yapacağına, yönetim mekanizmasının nasıl çalışması gerektiğine, cenneti hangi şatlarla kazanacağına, musibetlere nasıl sabredeceğine, misafirlerini nasıl ağırlayacağına, evlatlarını nasıl yetiştireceğine, etrafındaki yanlışları düzeltirken kullanması gereken üsluba, işlediği suça ne kadar/ nasıl ceza verileceğine, mirası nasıl paylaşacağına, üstünlük anlayışının nereden kaynaklanması gerektiğine, dua etmesinin ne kadar önemli olduğuna, borç alırken/ verirken yapması gerekenlere, büyüklerine ne kadar saygı göstereceğine, manen terakki etmesinin şartlarının neler olduğuna, anne-babasına hayatı boyunca nasıl davranması gerektiğine karışır ve kurallarıyla insan olmanın yolunu gösterir.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Nisan 2014

Sayı: 309

İlkadım Arşiv