Şubat 2012 Abdullah GÜLCEMAL A- A+
A- A+

Berceste-3

Âzâdser olurdum asîb-i  derd ü gamdan,

Ya dehre gelmeseydim, ya aklım olmasaydı!..

-Ziyâ Paşa

(Dert ve gam belasının esiriyim. Dünyaya gelmeseydim veya aklım olmasaydı, bende dert ve gam belasından kurtulur hür olurdum.)

***

Âlimin benzer misâli şol küheylâna ki;

Doğurur yüz bin kuruşluk tayı feryâd eylemez.

Câhilin benzer misâli şol bir tavuğa ki;

Vereceği bir yumurta, bağırır âr eylemez..

- Lâedri

(Âlim olan bir insan, cins bir küheylâna, asil bir at’a benzer. Yüzbin kuruşluk, kendisi gibi asil bir tay doğurur ama, hiç sesi çıkmaz, feryâd etmez.!

Câhil insan ise, tıpkı bir tavuk gibidir.. Bir yumurta yumurtlar, utanıp sıkılmadan

bağıra bağıra bütün mahalleyi ayağa kaldırır.)

***

Açıl ey mahpushâne açıl, bizde mihmânız

Hüdâ şâhit, haksız verilmiş bir hükme kurbanız.”

- Şâir Eşref

(Açıl ey mahpushâne açıl, bizde burada üç beş günlük misâfiriz. Allah şâhit ki; haksız yere verilen bir hükmün kurbanı olduk.)

  ***

 “Geleli dünyaya rahm-i mâderden

  Gönül şâd olmadı, gamdan kederden.”- Dertlî

(Anne karnından bu dünyaya geldiğim günden beri bir gün görmedim. Hep gam..Hep keder.. Gönül bir kez olsun, şâd olup da gülmedi.)

***

“Takrîr edemem derd-î derûnum elemim var.

  Allah’ı seversen beni söyletme gâmım var.”

–Sultan Veled

(İçimde, bir bir sayamayacağım, sözle anlatamayacağım, ifâde etmekten âciz olduğum derdim, elemim, kederim, gâmım var!. Allah’ı seversen beni söyletme n’olur!.)

***

“Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.

  Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.

  Geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca

  Liyâkat kürsüsü pezevenk puşt olanındır!.”

– Neyzen Tevfik

(Bu asrın, bu zamanın, bu devrin dayandığı, kendisine esas aldığı yeni bir ölçüsü bir ilkesi bir prensibi var: Hakk; haklının değil, kim kaparsa onun hakkıdır.

Dolayısıyla söz; sürekli bağırıp çağıranın şikâyet edenin, mantık ise; söylediği yalanlar, attığı palavralarla karşısındakileri kandıranlarındır.

İş böyle olunca, bu devirde dalkavukluk etmeyene makam, mevki, rütbe, derece velhâsıl bir değer vermez, insan yerine koymazlar!.

Her işin başına da o işe lâyık olan ehliyetli, muktedir olan insanları değil, sürekli kavuk sallamayı kendine iş edinen pezevenk ve puşt olanları getirirler.)

***

“Kalem feryât eder, ağlar mürekkep

 Bana câhil yüzü gösterme Ya Rab!” –Lâedri

(Kalem çığlık atar, iniler, yardım ister, feryâd-ı figan eder..Mürekkep daima ağlar ve sızlar.. Ya Rab; tahammül edemem, bana câhil yüzü gösterme, diye!..)

***

“Kazara bir sapan taşı, bir altın kâseye değse,

  Ne kıymeti artar taşın, ne kıymetten düşer kâse.”

- Sâ’di

(Kaza ile bir sapan taşı, bir altın kâseye değip de kırsa; bu ne o kâseyi kıran taşın değerini, kıymetini artırır, ne de kâsenin kıymetini düşürür.)

***

“Lânet ola ol mâle ki tahsiline ânın,

 Ya din ola, ya ırz  ile nâmus ola âlet.”- Ziyâ Paşa

(İnsan çalışarak, alın teri dökerek, harama el uzatmadan, şahsiyetini şerefini muhafaza ederek  helâlinden  kazanmalı..

Dinin, ırzın, nâmusun, şerefin, haysiyetin âlet edilerek kazanılan mala lânet olsun.)

***

“Babana yaptıkların çıkmamalı yâdından

  Babana ne yaptınsa onu um evlâdından.”- Sa’di

(Babana yaptıklarını bir gözden geçir, unutma.. Hatırından çıkarma..

Evlâdından da çok şeyler bekleme!. Sen babana iyi kötü ne yapmışsan, evlâdından onu göreceksin. Evlâdında sana aynısını yapacaktır!.)

***

“Gel dese de bakma nâkes aşına

  Bir fırsat arar da kakar başına.” Neyzen Tevfik

(Soysuz, alçak, cimri olan birisi, seni sofrasına dâvet etse bile; bırak sofrasına oturmayı, dönüp de bakma bile!.

Çünkü; o soysuz sana bir lokma yedirecek olsa, başına kakmak için bir ömür fırsat arar.)

***

“Mizâna vur görüştüğün ahbâb-ı elhâzer!

  Rehber tasavvur eylediğin rehzen olmasın!”

-Nevres-i Kadîm

(Dost bildiğin, senli-benli görüştüğün ahbâba karşı dikkatli ol.. Sakın tedbiri elden bırakma.. Onu önce bir mizâna vur.. Ölç, biç tart.. Emin mi, güvenilir mi, onunla yola gidilir mi?..)

Hayâlinde bir rehber, kılavuz, yol gösterici olarak düşündüğün insan, yol kesici bir eşkıya olmasın sonra!.)

***

“Dünya da nasîbin sitem ü cevr ise ey dil,

 Ahbâbın eder ânı da a’dâya ne hâcet?.”

- Şeyhülislam Yahya

(Ey gönül, bu dünyada senin nasîbin üzülmek, eziyet çekmek, zulüm görmek ise; Onu da zaten akşam-sabah oturup kalktığın ahbâbın, dostların yapar, düşmana ne gerek var?.)

***

Allah’a dayan, sa’ye sarıl hikmete râm ol

Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol”

–M.Akif Ersoy

(Allah’a dayan, O’na güven, çalış çabala gayret et.. O’nun takdirine teslim ol, rızâ göster. Benim doğru bildiğim yol budur. Başka bir çıkar yol bilmiyorum.)

***

“Bilmedik zevk-i visâlin, çekmeyince firkatin

 Olmayınca hasta, kadrin bilmez âdem sıhhatin.”

–Fitnat Hanım

(Ayrılıp da hasret çekmeyince, vuslatın kavuşmanın zevkini kıymetini bilmedik.. Tıpkı, insanın hasta olmadan, sağlığın sıhhatin kadrini kıymetini bilemediği gibi.)

***

 “Yoklansın kafatası mezarda her ölenin

  Farkı var mı bakalım, hükümdarla kölenin.”

(Her ölenin, mezarda kafatasını ayrı ayrı yoklayın bakalım. Hükümdarla köle arasında bir fark var mı?”

***

  “Milyonla çalan, mesned-i izzette serefrâz,

  Birkaç kuruşu mürtekîbin câyı kürektir.”

(Dünya böyle işte!.. Milyonla çalanlar, adam yerine konuyor, yüksek makamlarda saygı görüyor, saltanat sürüyor…

Ama; birkaç kuruş rüşvet alan da, kürek çekme cezasına mahkûm ediliyor.)

***

 “Kim ki ahvâle eylerse ta’riz

  Sürülür ağzına bal, susturulur.

  Yine durmaz eylerse ısrar;

  Dürülür defteri, kan kusturulur.” –Lâedri

(Her kim, mevcut duruma vaziyete karşı, kinaye yoluyla lâf dokundursa,üstü kapalı tenkid etse, hemen ağzına bir parmak bal çalarak sustururlar!..

Ama; adamcağız ağzına sürülen bir parmak bala kanmaz da, tenkidlerine ısrarla devam ederse, bu sefer de ona kan kusturarak defterini dürer, doğduğuna pişman ederler.)

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Şubat 2012

Sayı: 283

İlkadım Arşiv