Kasım 2014 Abdullah GÜLCEMAL A- A+
A- A+

Baykuşlar-Bayankuşlar!

Öküzden önce tosun, dana var, buzağı var…
Sosyete bir ineğin bin türlü tuzağı var!
Göz mü bozuk, gözlük mü? Görüş farklı olsa da;
Gideceğin menzilin yakını, uzağı var!


Asırlarca Dünya’ya nizam veren bu milletin inancı, imanı, kitabı, dili, kılık ve kıyafeti, bayrağındaki ‘Hilâl’i, başındaki örtüsü birilerini hep rahatsız etti nedense!

Kitlesel sar’a tutup halkın mukaddes değerlerine saldıran bu soysuz güruhun adı, sanı, mevkisi, mesleği, kimliği, kişiliği hiç önemli değil!

Yıllar yılı gerek üniversitelerde, gerekse orta öğretim kurumlarında okuyan kız çocuklarımızın, sırf inançlarından dolayı başlarını örtmeleri; mukaddesat düşmanı bu güruh tarafından bir ‘rejim meselesi’ haline getirildi!

Sadece okuyup vatanına, milletine, ailesine, dinine, devletine faydalı bir kişi olmaktan başka bir arzusu olmayan bu yavrularımıza yapılan işkenceler, hakaretler, aşağılamalar, inançlarına yapılan saldırılar!

Okullarıyla ilişkilerinin kesilip tahsil hayatlarının yarım kalması!

Prof. unvanlı sözde aydın(!)cıklar tarafından kurulan ‘İkna Odaları’!

Sahursuz Oruç tutan genç kızlara, gözyaşlarıyla açtırılan iftarlar!

Çocuklarımızla birlikte yıllarca yaşadığımız bu zulüm ve işkenceler, kimlere ne kazandırdı, kimlere neler kaybettirdi?

Elbette bunun hesabı, ilahî hesap gününde görülecektir!

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda uygulanan kılık kıyafet yönetmeliğiyle ilgili yapmış olduğu ufak bir değişiklikle; “Kız çocuklarının başlarının açık olma zorunluluğunun” yürürlükten kaldırılmış olması, malûm mahalle sakinlerinin, sanatçı kılığındaki sirk ve sahne soytarılarının bozuk mayalarını bir kez daha göstermiş oldu!

Yürürlükten kaldırılan madde yerine; “Orta öğretim kurumlarında okuyan kız öğrenciler başlarını örtmek zorundadırlar.” diye konulan yeni bir hüküm var mı?

Yok!

Ya ne var?

Kılık kıyafet serbestliği!

İsteyen yine başını açsın, isteyen de başını örtsün!

Bundan niye bu kadar rahatsız oluyorsunuz?

Hani siz inançlara saygılıydınız!

Hani siz özgürlüklerden yanaydınız!

Hani sizler demokrattınız!

Her zaman toplumda; “dibek dövenin hınk deyicisi” her işe burnunu sokan, hele biraz da alkış delisi olursa bir ıslığa bir teneke su içen, cinsi cibilliyeti karışık, meleklerle küs, şeytanlarla barışık bazı tipler vardır…

İşte onların bir minik serçesi varmış! Bu minik serçe, 29 Eylül’de İstanbul, Harbiye Cemil Topuzlu sahnesinde özgürlükler üzerine öterken öyle bir topuz indirmiş ki, yiyenler bir daha iflah olmaz!
“Bizi örteceğinize, nefsinizi terbiye edin öküzler...”

Orman çiftliğinin minik serçesi, öküzlere nefis terbiyesi tavsiye ederken gelen tepkiler üzerine, resmi internet sitesinden bir açıklama yapma ihtiyacı hissetmiş ve demiş ki:
“Meraklıların ilgisine: Sınırsız özgürlüklerden yanayım. Bir yetişkinin kendi iradesiyle verdiği her kararın, inançların, fikir ve düşüncelerin önünde saygıyla eğilirim ve her türlü ayrımcılığın külliyen karşısındayım. Bütün yaşamım bunun örnekleriyle doludur. Ancak henüz ilkokul çağındaki bir kız çocuğunun başını örterek, onu küçük bir kadına dönüştürmeyi öneren bu cinsiyetçi yaklaşımı sonuna kadar reddediyorum. Mesele budur, sahnede olup biten de hicivdir, şovdur… Sevgilerimle Sezen Aksu.”

Biz halk olarak şov yapmayı bilmeyiz, şov yapandan da hoşlanmayız…

Her şeyin samimi olanını, hasbi olanını, bizden olanını benimser ve severiz…

Hicvin de âlâsını biliriz!

Millet olarak edepten, terbiyeden, ahlâktan mahrum, hayâ ve imandan nasipsiz şovmenlerin saygı duydukları şeylerden biz hep kaygı duyduk!

Minik serçe, kuşlar familyasındandır! Zooloji ilmiyle ilgili bilgi eksikliğini kınayacak değiliz!

Çünkü ne kadar daldan dala sıçrasa da, her dalda değişik nağmelerle ötse de, sahnelerde kanat çırpıp pır pır uçsa da, gündüz başka kafeste, gece başka kafeslerde pratik dil kurslarını geliştirse de nihayet minik bir kuştur…

Aklın ve nefs’in yaratılanlar içinde sadece insanda olduğunu nerden bilsin minik kuş!

Günahın ve sevabın inanan insanlar için olduğunu söyleyen olmuş mudur minik serçeye!

Açılmanın değil, örtünmenin insana has bir emir, insana özgü bir güzellik olduğunu nerden bilecek kuşcağız!

Malûm familyanın Baykuşları, boynuz boğumlarıyla gerdan kırar!

Bayankuşları, iğdiş öküzleri nefis(!) terbiyesine davet eder!

Daha buzağı iken sürüye katılıp da danalara, tosunlara kulak küpelerinin numaralarını göstererek teşvik belgesi veren düvelerle inekler, bu kuşgillere vekâlet mi verdiler yoksa?

Medeniyet denilen maskara mahlûkun, giyinmeden soyunan zavallı oyuncakları!

Yeter artık…

Mukaddesatımıza el uzatmayın!

Dil uzatmayın!

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Kasım 2014

Sayı: 316

İlkadım Arşiv