Aralık 2022 Nureddin SOYAK A- A+
A- A+

BAŞYAZI- Malı Muhafaza

Âdemoğlunun en zorlu imtihanlarından biri de mal ile imtihandır. Mal, insanoğluna sevdirilmiştir. Sevgi de aşırı gitmemek gerekir. “Malı da pek çok seviyorsunuz.” (Fecr, 20)

“Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir.” (Hadîd, 20)

Bu sevgi, kontrol edilemezse, mal edinme hırsına dönüşür ki insanlar haram-helal demeden onu yığmaya, istiflemeye çalışır. Mal canın yongasıdır, denilmiştir. Mal helalinden kazanılıp helal yerlere harcandığı ve nimetin sahibini hatırlattığı sürece insan için ne güzel bir nimettir. Mal bilinci olan kişinin malı sevmesinde de bir beis yoktur. “Süleyman; ‘Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim’ dedi.” (Sâd, 32-33)

Bazıları malı kendi bilgi ve becerileriyle elde ettikleri zehabına kapılarak perişan olmuş ve olmaktadır. “Karun; ‘Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir’ dedi. O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu?” (Kasas,78)

Mal insanoğlunun hayatiyetini devam ettirmek için zaruri bir ihtiyaçtır. Hayatın idamesi için gerekli olan mala vahiy nuruyla bakılmazsa, mal dünya ve ahirette insanın başının belası olur. Öncelikle Müslüman, malı Allah’ın taksim ettiğine inanmalıdır. Buna böyle inanan Müslüman, mal edinme kaygısı taşımaz, mal edinmeyi hırs haline getirmez. Helalinden mal edinmek için çalışır ve Allah’ın taksimine de razı olur.

“Allah, kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar.” (Ankebut, 62)

Mümin şunu bilir ki rızık ayrıdır, sahip olduğu mal ayrıdır. Çoğu zaman kişilerin sahip olduğu malların çok azı rızıkları olmuştur. Rızık, kişinin yediği, içtiği ve faydalandığıdır. İlahi ikaz ve uyarılardan anlıyoruz ki rızkın azlığı ve çokluğu konusunda kulun hiçbir dahli yoktur.

O halde bu aşırı mal edinme hırsı niye? Haram-helal kaygısı taşımamadan mal yığmak niye? Haram yollarla mal edinmeye değer mi? Hiç kimse yeryüzünün tümüne sahip olamamışken, günahından kurtulmak için bunu fidye olarak verse bile kabul edilmezken, bu hırs neden?

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz; “Bir sürüye salınan iki aç kurdun sürüye verdiği zarar, kişinin mal ve şeref hırsıyla dinine verdiği zarardan daha fazla değildir.” (Tirmizi) buyurmuştur.

“Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından kurtulmak için oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini, koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye olarak versin de kendisini kurtarsın.” (Mearic, 11-14)

“And olsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz.” (Âl-i İmrân, 186)

Nasıl bir imtihan?

“And olsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 155)

Malın mahiyetini anlamayan, malın emanet olduğunu anlamayan, malın fani olduğunu idrak etmeyen kişiler malla imtihanı kazanamazlar. İflas eden bazı zenginlerin intiharı mal ile imtihanı kavrayamayışın, kabullenemeyişin bir neticesidir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, gerçek müflisi ahirette hiç sevabı kalmayan kişiler olarak haber vermiştir.

Mal âdemoğullarının ne işine yarar?

Beşeri ihtiyaçlarını gidermesine, “Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O israf edenleri sevmez.” (Araf, 31)

Nimetin gerçek sahibi olan Allah’a şükretmesine, “Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (Bakara, 152)

Cihad etmesine, “Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.” (Tevbe, 41)

Malları ve canları ile Allah yolunda cihad edenler çok şey mi yapmış oluyorlar? Yaptıkları tek şey aslında emaneti sahibine teslim etmekten başka bir şey değildir. Her emanet er veya geç sahibine teslim edilecektir.

Allah yolunda harcamasına, “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz.” (Âl-i İmran, 9)

“Mallarını gece gündüz; gizli ve açık Allah yolunda harcayanlar var ya, onların Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir.” (Bakara, 274) Korktuğundan emin, umduğuna nail olmanın yollarından biri de Allah yolunda harcamaktır.

Cenneti satın almasına, “Şüphesiz Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır.” (Tevbe, 111)

Bundan daha kazançlı bir ticaret olabilir mi? Böyle bir ticareti Allah’tan başka kim teklif edebilir ki? Can Allah’ın, mal Allah’ın, “bunları Allah yolunda feda et, sana ebedi hayatı bahşedeyim” buyuruyor.

Zekâtlarını tastamam vermesine, “Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et.” (Tevbe, 103)

Malını muhafaza etmek isteyenlerin yapacağı tek şey, mallarının zekâtlarını tastamam vermektir. Helal malın muhafızı zekattır.

Mal ile imtihanda nelere dikkat etmeli?

"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar! Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka." (Şu'arâ, 88,89)

“Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka.” (Sebe, 37)

“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” (Münâfikûn, 9)

İnsanı gaflete sürükleyen sebeplerden biri de mallar ve evlatlardır.

“Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin.” (Nisâ, 29)

“Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.” (Bakara, 188)

“Allah, faiz malını mahveder, sadakaları ise artırır (bereketlendirir). Allah, hiçbir günahkâr nankörü sevmez.” (Bakara, 276)

“Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş-göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline” (Hümeze, 1-2)

“Ona ne malı fayda verdi ne de kazandığı.” (Tebbet, 2)

Kazancın fayda vermesinin yollarını Rabbimiz haber vermektedir.

“O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır.” (Hümeze, 3)

Karun da öyle zannetmişti ama hazineleri yerin dibine geçirildi de hala bulunamadı.

“Hiç şüphesiz o, mal sevgisi sebebiyle çok katıdır.” (Âdiyât, 8)

Mal sevgisindeki doz aşımı kişilerde vicdan, merhamet bırakmıyor. Öyle olunca mallarının ne zekâtını veriyorlar ne de sadakasını.

“Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.” (Leyl, 11)

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr