ALLAH’IN SEVDİĞİ HASLET “TEENNİ”
İşin ilerisini düşünmek, ölçüp tartıp karar vermek, acele etmemek anlamına gelen teenni, hadis-i şerifte “Allah’ın sevdiği iki haslet vardır: hilm etmek ve teenni” ifadesi ile anlam bulur.
“İnsan pek acelecidir” (İsra 11) diyen Rabbani uyarının karşısında ilaç niyetine sunulmuş bir reçetedir teenni.
Yaşadığımız dönemi hız ve haz çağı olarak tanımlayan kapitalist sistem, insanların düşünmesine araştırmasına, istişare etmesine fırsat vermemek için saatlik fırsatlar, güne özel indirim gibi aldatmacalarla insanlara ihtiyacı olmayanı ihtiyaçmış gibi göstermekte pek mahir. Ayaküstü yemeler ayaküstü içilen kahveyle sınırlı kalabilen muhabbetler, market alış verişi yapmaya dahi vaktimiz olmadığından(!) tıkla gelsinler… Ne rabbimizin bahşettiği nimetleri ağız tadıyla yemeye ne eşi dostu akrabayı usulünce ziyaret etmeye ya da ağırlamaya ne de ibadetlerini yerine getirmeye müsaade ediyor bu çarpık sistem. Çok işin var, hızlı olmalısın, yetişemezsin telkini insanların bilinçaltına ince ince medya tarafından kazanıyor. Bu hız aldatmacası gerçekten insana bir şeyler katıyor mu yoksa sadece bir çemberin içinde, olduğu yerde saydırıyor da gün sonu yorgunluğuyla insanda yalancı bir “ne çok iş gördüm “fikri mi uyandırıyor? Ya da yapılan işler gerçekten gerekli mi yoksa kapitalist düzenin çarkını döndürmek için sunulan gönüllü kölelik hizmetlerinin birer parçası mı?
Her girişilen işin detaylarla, mükemmellik hevesiyle insanı çıkmaza sürüklemesini seyretmeli mi, bu kadar hızlı olunmalı mı gerçekten. Bu gidiş nereye!
“Teenni Allah’tandır, acele ise şeytandandır” derken Resulullah (sav) hızın karşısına yavaşlamayı bir set gibi çekmiştir. Peki, insan neden yavaşlamalı?
* İnsan, hayatı nitelikli yaşamak için yavaşlamalı.
*Tefekkür edebilmek için yavaşlamalı.
*”Ne de çabuk büyüdün evladım, keşke daha çok vakit geçirebilseydim seninle” dememek için yavaşlamalı.
*”Ne ara geldim bu yaşlara” dememek için kendi tekamülünü seyreyleyebilmek için yavaşlamalı.
*Hatasını, ayıbını fark edebilmek; kırıp döktüğü gönüllerin farkına varabilmek için yavaşlamalı.
*Allah’ın her daim yarattığı manzaranın tadını çıkarabilmek, yaratılış gayesini tefekkür etmek için yavaşlamalı.
*İşine şeytan karışmasın, diye yavaşlamalı.
*Günümüz mükemmeliyetçi zihniyetinin insanı koşuşturmacaya itmesine inat yavaşlamalı.
Kendisine dayatılan bu mükemmellik tuzağına düşmeyip her zaman daha fazlasını isteyen dünyada “yeteri kadarın gücünü “fark etmeli insan.”Allah, işlerini tam ve güzel yapanları sever ” düsturunca hareket edip hızın bize yarım yamalak yaptırdığı işleri güzelleştirmek için yavaşlamalı.
“Elalem, ne der” zihniyetinden uzaklaşıp, işlerimizi yaratılmışların mülâazasından tasfiye edip ihlasla hareket edebilmek için yavaşlamalı.
“İnsan dünyaya kendini kaptırınca zamanın nasıl geçtiğini bilemez velhasıl dünya hayatı iş dediğimiz oyun ve eğlenceden ibarettir” diyor Mustafa Kutlu, Hesap Günü kitabında. Dünyalık meşgalelere ayırdığımız vakit ne kadar çoksa zaman da o kadar çabuk akıp gidiyor, bereketsizleşiyor. Yaradılış gayemizi unutmamak için, dünyanın geçiciliğini hatırda tutmak için yavaşlamalıyız kardeşler….
Kamile TURUNÇ