Dava Şuuru ve Aşırılıktan Uzak Durmak – Faruk Özcan
Günümüz İslami hizmetlere geniş çaplı bir bakış yaptığımızda birçok yenilik ve güzellik karşımıza çıkmaktadır.
Özellikle gençlik çalışmaları incelendiğinde geçmişe nazaran hem çeşitlilik açısından, hem de içerik açısından etraflı çalışmalar görmekteyiz.
Tabii asr-ı saadete dayanan davamızın her dönem yaşanan tedaviye muhtaç hastalıkları da var.
Bugün en çok dikkat etmemiz gereken hususlardan bir tanesi dava adamlarının mutedil olmaktan uzak durmalarıdır.
Aşırılıklar ve Sonuçları
Çalışmaya başladığımız zaman heyecan, samimiyet ve yoğunluk bakımından çok hızlı bir girişe imza atıyoruz.
Daha sonrasında yorulmalar, sıkılmalar ve hatta yalnızlıklar bizi davadan uzaklaştırıyor.
Bunların yanı sıra düşüncelerinin ve fikri yapıların tam oturmaması sebebiyle çalışmalarımızda aşırılıklar ilk planda göze çarpıyor.
Her türlü aşırılık çalışmaların sonunu hazırlar.
Hizmetler devam etse bile aşırı gidenler helak olurlar.
Bugün dava yolunda dökülenler diyebileceğimiz insanların hayatları incelendiğinde çalışmalarından çok fikirlerindeki aşırılıkların kendilerini dökülmeye götürdüğünü görmekteyiz.
Özellikle tebliğ çalışması yapan grupların ve kişilerin İslam dininin temel ilimlerini ehl-i sünnet çizgisinde öğrenmeleri gerekmektedir.
Uygulama noktasında ise Peygamber Efendimiz aleyhisselamın Mekke dönemi ve Medine dönemi okumaları yaparken günümüzün sosyolojisi de çok çok iyi okunmalıdır.
Hem Peygamberimiz hem de sahabe efendilerimizin uygulamaları bizim için son derece önem taşımaktadır. İslami tebliğde başlangıç noktamız kullandığımız dil ve sunumlarımız sünnetten bağımsız olmamalıdır. Mücahede ve mücadele ederken sert usul ve üslup kullanmayı terk etmeliyiz.
Hele hele Müslümanları zor duruma sokacak tavır ve davranışlardan da olabildiğince uzak durmalıyız.
Cemaatlerin ve cemiyetlerin toplum önünde konuşan tebliğcilerine davet ve tebliğ dersleri hassasiyetle okutulmalı, uygulamaları bizzat kontrol edilmelidir.
Aşırılıkların insanları İslam’dan uzaklaştırdığını Müslüman toplulukların da birbirlerine savaş açma seviyesine getirildiğini unutmayalım.
Aşırılık elbette sadece tebliğ ve davet çalışmalarında değil, ibadet hayatımızdan sosyal hayatımıza, iktisadi çalışmalarımızdan aile hayatımıza kadar yaşamamızın tamamından çıkarılması gerekiyor.
Günümüzde dava ehli insanların zor yetiştiği hesap edilirse, yetiştirilen erlerin de aşırılıktan uzak tutulmazsa dava yanında dökülenler, sonbaharda ağaçlardan dökülen yapraklar gibi Ümmeti Muhammed-i üzecektir.
Yaşadığımız dönem dava ehli insanlar açısından her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır.
Kalplerin çok kolay kayabildiği bir dönemde insanların önündeki iyi örnekler dava ehli modellerin yaşantısı özellikle gençler açısından çok ama çok büyük önem taşımaktadır.
Sunduğumuz tebliğler, yaptığımız seminerler, konferanslar zamanı iyi değerlendirip adına önem taşımakla beraber İnsanların hayatında köklü değişimlere çok az etki etmektedir. Davasını yaşayan bir erin örnekliği binlerce konferanstan daha büyük etki göstermektedir.
İtidalli Sağlamak
Asr-ı saadeti cehaletten kurtarıp huzur iklimini taşıyan çalışmalar da Peygamber Efendimiz aleyhisselamın örnekliğiydi. Peygamberimizin örnekliği derinlemesine incelendiği zaman her alanda efendimizin ölçülü ve dengeli davrandığı yani mutedil olduğu görülmektedir.
Peygamber Efendimiz aleyhisselam insanları övmede veya onları eleştirmede aşırı gitmeyerek tam bir denge gözetmiştir.
Sevdiğini Allah için severken aşırı gitmemiş, sevmediğinden de nefret etmeyerek bir gün Müslüman olabileceğini düşünmüştür.
Elbette Allah’ı inkâr etmekte aşırı gitmiş ve Müslümanlara çeşit çeşit zulümler göstermiş zalimlere karşı Peygamberimiz beddua dahi etmiştir. Bu da Peygamberimizin ölçülü olmasının özelliklerindendir.
Bizim Ölçüyü ve dengeyi anlamamız Peygamberimizi ve Kur’an’ı doğru okumaktan geçmektedir.
Her konuda olduğu gibi tebliğ çalışmasında da Efendimiz aleyhisselamın örnekliğini terk etmeyelim.
Gençlerle yaptığımız sohbetler, sosyal faaliyetler ve birliktelikler hep asr-ı saadeti modelleme özelliği taşımalıdır.
Her türlü aşırılıktan veya vurdumduymazlıktan bizleri kurtaracak hizmet anlayışı en güzel önder Peygamberimizden geçmektedir.
İçinizden şöyle geçirebilirsiniz; Bu yazı içerisinde ne kadar da çok Peygamberimizin önderliğinde ve örnekliğinden bahsedildi.
Haklısınız, doğru düşünüyorsunuz.
Zaten bizim ve toplumun eksiklikleri Peygamberimizden uzak kalmaktan kaynaklanmaktadır.
Her türlü aşırılığın ve dengesizliğin düzeltilmesi de yine Peygamberimizin hayatını kendi hayatımıza rehber kılmakla olacaktır.
Son Söz
Ne mutlu İslam’ı kendine dava edinmiş ve davasında istikrarlı olan, aşırı gitmeyen mutedil, muvahhid mücahitlere.