SÖZ MEYDANI-İbrahim Çiftçi – Her Şeye Rağmen İran Bizim
İran… Ahh İran… Adın anılınca Doğu ve Orta Doğu’nun binlerce senedir yerleşik medeniyet beşiğini, tarihin en güzel eserlerini barındıran, şairleriyle, mutasavvıflarıyla, düşünce adamlarıyla kendini gösteren bir yeri temsil eder. İran demek devlet demektir. İran demek uygarlık demektir. İran demek şiir demektir. İran el sanatlarının, bilhassa halıcılığın en âlâsını ortaya koyandır.
Aruz veznini Araplardan alıp, Doğu ve Orta Doğu İslam dünyasının vezni yapan, ortak bir dil oluşturan İran’dır. Osmanlı Divan şairleri, kendilerini birbirlerinden ziyade İranlı şairlerle kıyaslar ve sanatlarını ispatlamaya çalışırlardı. Biz de aruz veznini Araplardan değil Farslardan almışız. Türkçemizdeki birçok kelime Farsçadandır. Bahçemiz, pazarımız, hemşiremiz, çarşambamız, perşembemiz, aynamız, ziyafetimiz, gencimiz, rüzgârımız, şekerimiz, ateşimiz, cengimiz, cengâverimiz, canımız, cananımız, namazımız, orucumuz… Hep Farsçadan. Bir internet bilgisine göre Farsçadan 1374 kelime almışız ve 3000 kelime de vermişiz. Bir İranlıyla otursanız 5000’e yakın kelimeyi ortak kullanır ve anlaşırsınız.
Farslar (Acemler) Müslüman olduktan sonra İran’da kurulan devletlerin neredeyse tamamı Türk kökenlidir. Selçukluların, Fars Büveyhi Emirliğini himayesine aldıktan sonra kurulan Türk devletleri Akkoyunlular, Karakoyunlular, Timurlular, Safeviler, Afşarlar, Kaçarlar, 1440’tan sonra 750 sene boyunca devam etmişlerdir. Ancak bu devletler Fars Medeniyetinin etkisinden kurtulamamışlardır. Edebiyat, kültür hatta resmi dilleri Farsçadır.
İslam sonrası bazı yerel hanedanların dışında, Fars kökenli, 20. asırda Pehleviler ve İran İslam Cumhuriyeti dışında Fars devleti yoktur.
Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, İran Türklerindir. Ancak geriden gelen Pers-Sasani Medeniyeti ve Farsça o kadar güçlüdür ki birçok alanda hâkimiyet kurmuştur. Yani İran genelinde ne Araplar ne de Türkler medeniyet hâkimiyeti kuramamışlar, tam tersi onların hâkimiyetine girmişlerdir.
Bunun sonucu olarak İslam’ın içine giren bir sürü bidat, yanlış bilgi, karıştırıcı, fitneci mezhep ve tarikatların da kaynağı İran’dır. Bâtıni anlayışların hemen hemen tamamı İran kökenlidir. İslam’ın en büyük düşmanı Hasan Sabbah’ın kurduğu tarikat Haşhaşiler ve Alamut Kalesi İran’dadır. Elliye yakın ilim ve devlet adamına suikast düzenleyen bu yapı, İslam dünyasının en büyük fitnesidir. Halen farklı isimlerle değişik yerlerde varlığını devam ettirmektedir.
Sanki İran Mecusiliği, Zerdüştlüğü, İslam’dan intikam almaktadır. Eski Türk dinleri ve bu putperest dinlerle birleşen bu putperest anlayış İslam’ı şartsız şüphesiz kabul etmek yerine, ona bahsi geçen din ve anlayışlardan katkılar yaparak hep fitne olmuş ve karıştırmıştır. Peygamberimizin vefatı sonrası münafıklarca çıkartılan fitneler İran’da Şiilik olarak ve ayrımcı bir anlayışla devam etmiştir, etmektedir.
Yani saf İslam, İran’da değişik eklemelerle Şiilik olarak karşımıza çıkmış ve İslam dünyasının mezhepçi anlayışında en büyük kutup olmuş ve imamet-hilafet ayrımcılığı ümmet birleşmesini hep engellemiştir. Mesela Suriye’deki Esed zulmüne karşı tüm ümmet, hatta dünya birleşmişken İran, Esed ve rejimini destekleyip gönderdiği Şii milisler ve askerleriyle büyük Müslüman zulmüne, katline sebep olmuştur. Suriye’deki konumu İran’ı yalnızlaştırmış ve ümmet birliği de büyük yara almıştır.
Büyük şeytan ABD’nin Irak ve Afganistan işgaline destek vermesi, Ermenistan tarafında yer alması gibi benzer büyük dini ve siyasi hatalar yapmıştır. Suriye’deki yaptıkları ve destekleri onu da zalim yapmıştır. Müslümanların İran’a olumsuz bakışları hiç de haksız değildir. Çünkü Suriye’deki Müslüman kıyımı, kızlara ve kadınlara yaptıkları, işkenceler, hapishaneler… Unutulmaz. Tıpkı Hama, Halepçe’nin unutulmadığı gibi…
Şimdi Siyonist İsrail ve onun emrine girmiş Trump ABD’si, İran’a karşı çok büyük bir saldırı başlatmıştır. Bu savaş ve saldırının sebebini de gizlemiyorlar. İsrail ve ABD’ye karşı duruşu net olan İran‘daki Şii molla rejimini yıkıp, yerine kendilerine baş kaldırmayacak laik ve demokratik bir rejim kurmak. İran Devleti’nin adı İran İslam Cumhuriyeti’dir. Bu rejim Şii mezhepçiliğine dayansa da Müslüman’dır. Yöneticiler, mezhepçilikten dolayı siyaseten ve dinen yanlışlar yapsa da Müslüman’dır. Tüm mezhep taassubuna rağmen halkı Müslüman’dır. Kaldı ki Azeriler, diğer bazı etnik unsurlar ve Farslar, Şia olsa da Kürtler ve diğer bazı unsurlar Sünni’dir. Yani İran’da şu anda Sünni Müslümanlar da var.
Yani tüm olumsuzluklara rağmen İran ümmetin bir parçasıdır. ABD ve İsrail, İran’a Şii oldukları, İslam dünyasında ayrımcılık yaptıkları için savaş açmadılar. “Bizim dediğimizin dışına çıkamazsın, bizim istemediğimiz silahları üretemezsin. Filistin’e destek veremezsin.” diye savaş açtılar. Bu savaşla beraber Haçlı Seferleri çılgınlığını diriltmek isteyen Batılı bazı adamlarını da fark ettik.
ABD ve Siyonist İsrail Müslüman dostu mu? Hayır. Sicillerinde bir tane olumlu puan yoktur. Fakat güçlü oldukları için tüm dünyanın, özellikle İslam dünyasının kendilerine boyun eğmelerini istiyorlar. Buna razı olmayanlara da baskı uyguluyor, savaş açıyorlar. Şu anda İran’a da bu sebeple savaş açtıklarını hem kendileri hem dünya biliyor.
Şimdi ABD’nin niyeti belli, bunu gizlemiyor da. Şu anda “Tamam, senin dediklerini yapacağız.” deseler savaş biter. Bu durumda Müslümanların tarafı da bellidir. Siyonist İsrail yayılmacılığının ve dünyaya hâkimiyet peşinde koşan ABD’nin yanında yer alamayız. Dünyaya adalet dağıtmış, adil ve büyük devlet nasıl olur göstermiş bir milletin fertleri olarak da emperyalizmin, zulmün, zalimin, İslam düşmanlarının yanında yer alamayız. Akan kan Müslüman kanı, yok edilen her mühimmat, her damla petrol, bina, silah… Müslümanların. Dolayısıyla biz “Papaza kızıp yorgan yakamayız.”
Yaptığımız, yapacağımız bir şey yok zaten. Dua. Dualarımıza İran’daki Müslümanları da katalım. Bir zamanlar Mevdudi, Seyyid Kutup, Hamidullah gibi alimleri, İhvan’ı küfürle itham eden, bizlerin de düşüncesini alt üst eden Şimşirgil ve benzerleri gibi nefret diline sahip olmadan İran’a dualarımızla destek olalım. ÇÜNKÜ İRAN HALKI MÜSLÜMAN ve onlara savaş açanlar KÂFİR ve MÜSLÜMAN DÜŞMANI.
Kalın sağlıcakla…