KAPAK – Eş Seçiminde Temel Ölçüler Nelerdir? / Abdulkerim Temizcan

Ebû Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kadın dört sebepten biri için alınır: Malı, soyu, güzelliği ve dindarlığı. Sen (diğerlerini geç), dindar olanı seç. (Aksi halde) Sıkıntıya düşersin.” (Buhârî, Nikâh 15; Müslim, Radâ 53; Ebû Dâvûd, Nikâh 2; Nesâî, Nikâh 13; İbni Mâce, Nikâh 6)
Hadis-i şerifi izah etmeden önce şunu çok iyi anlamalıyız ki burada özellikle erkeklere yönelik yapılan bu nasihatler aynı şekilde kızların eş adayını seçme noktasındaki kriterleri için de geçerlidir.
Efendimizin bu şekilde çok hadis-i şerifleri vardır. Bazen kadınlara bir şeyler söyler, erkekler de buradan kendi hisselerini almalıdırlar. Bazen erkeklere söyler ama hanımlar da oradan kendilerine gereken dersi çıkarmalıdırlar.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu hadis-i şeriflerinde özellikle eş seçiminde en önemli kriterin; inanç, ibadet ve ahlak olduğunu beyan etmiştir. Çünkü efendimizin dilindeki ‘dindarlık’ sadece bildiğimiz anlamda namaz ve oruçtan ibaret değildir. Dindarlık dendiğinde imanın kamil olması, amelin salih olması ve ahlakını güzel olmazı gerekir.
Bu hadisi yanlış anlayan gençlerimiz de olmuştur. Bazıları sadece karşı tarafın ibadet kısmına bakıp aldanmışlardır. Kalplerinde sevginin oluşup oluşmadığına veya denkliğin olup olmadığına bakmaksızın sadece namaz, tesettür ve oruç gibi ibadetlerine bakarak karar vermeleri yanıltıcı olabilir.
Burada dindarlığın ibadetlerle sınırlı olmayıp özellikle güzel ahlak olduğu unutulmamalıdır. Yani kişinin doğru, dürüst, sadakatli, iffetli, cömert, mütevazı olması ve dil ahlakına sahip bulunması gibi hususlar evlilikte çok önemlidir.
Bunun yanında bazı gençler de sadece kalplerindeki sevgiye ve dış görünüşe bakıp ibadetlerine hiç önem vermeyen kimselerle evlenmek isteyebiliyorlar. Mesela kişi cömerttir ama namaz kılmıyordur. Kişi tevazuludur ama hiç oruç tutmuyordur. Bu noktada da dikkatli olunmalıdır. Dindarlık sadece ahlaktan ibaret değildir. Dindarlığın ibadet boyutu elbette olmalıdır.
Evlilik bir ibadettir. Ayetlerle ve hadislerle evlilik emredilmiştir. İmkanı olduğu ve şartlar oluştuğu halde bile bile evlenmemek tenkit edilmiştir. Bir hanımefendi ile beyefendinin evliliğindeki temel hedef ve gaye Allah’ın rızasına kazanma uğruna kurulan bir yuva olmalıdır.
Bu yuva adeta ailecek cennete doğru adım adım gitmek için kurulmuştur. Eğer eş seçiminde sadece soyuna, maddi durumuna ve dış görünüşe bakılıp da ibadetlere önem verilmezse çocukları yetiştirme konusunda bir takım problemler ve sonradan pişmanlıklar ortaya çıkması kaçınılmaz olacaktır.
Kişinin soyu, malı ve güzelliği geçici bir durumdur. Kalıcı olan ise inancı ve salih amellerdir. Burada hiçbir şekilde dış görünüşe bakılmasın anlamı çıkmamalıdır. Çünkü Efendimiz’in başka hadislerinden anladığımız üzere eş seçiminde kriter evvela kalp ile sevmek olmalıdır. Daha sonra da itikat, ilim ve amel noktasında denklik varsa görüşmeler olumlu yönde ilerlemelidir.
Sonuç olarak genç bir kız veya genç adam; eş seçiminde kalbindeki sevgiye ve denkliğe bakmakla beraber eş adayının inancının, ibadetlerinin ve güzel ahlakının olup olmadığına da bakmalıdır. Eş seçimindeki değerlendirmeyi bu yönde yapmalıdır.