27 Kasım 2016 Furkan Selçuk

Kullanmak Yetmez Üreten de Olmalıyız

Uygarlık, bir toplumu diğer toplumlardan ayıran, o topluma özgü nitelikleridir. Toplumun yaşayış şekli, çalışma biçim ve yöntemleri, inancı, düşünsel ve sanatsal faaliyetleri, siyaseti, sosyal yaşantısı ve günümüzde çok önemli bir yer tutan teknolojisi o toplumun medeniyetini belirler durumdadır.

Tabi ki toplumlar benzer özellikler göstermekte ve iletişim halindedirler. Şu anda bu iletişimi sağlayan en önemli araç teknolojidir. Teknoloji çok hızlı gelişmekte ve toplumlar arasında rekabete neden olmaktadır.

Peki, teknoloji gerçekten de gelişti mi? Gelişirken yanında bizlere neler kazandırdı? Toplumları çağdaşlaştırdı mı? Toplumlara neler kattı? Müslümanlardan neler çaldı? Evet, mükemmel çözünürlükte televizyonlara, harika bilgisayarlara sahibiz, uzaya çıkabiliyoruz, el kadar telefonlar vazgeçilmezimiz oldu; uçaklar, hızlı trenler, sanal gerçeklik, yapay zekâ, tıbbi gelişmeler vs. birçok alanda teknoloji ilerlemekte ve evlerimize kadar kolayca girebilmekte. Peki, bu bizi nasıl etkiliyor?

Teknoloji yaptıklarıyla dünya hayatında aldatma araçlarının artmasına neden olmakta. Ya da biz teknolojinin büyüsüne kendimizi kaptırmaktayız. Teknolojiyi asıl amacına uygun olarak kullanamıyoruz. Bu, teknolojinin değil bizim suçumuz aslında. Kendi nefsimizin önüne geçemiyoruz. Bize teknolojinin nasıl kullanılması gerektiği öğretilmemiş olabilir. Ama biz bu duruma uyanmazsak bu bizi de bizden sonra gelecek nesilleri de mahvedecek.

Tabii ki insanları teknolojiden uzaklaştırarak onun kötülüklerinden korunma gibi bir durum söz konusu değil. Teknolojiden vazgeçmek mümkün değildir. Özellikle yeni nesil, ilk yaşlarından itibaren teknolojiyle iç içe yaşamakta, onunla beraber büyümektedir.

Teknoloji nasıl kullanılmalı konusu üzerinde düşünmeliyiz. Biz teknolojiyi nasıl kullanmamız gerektiğini öğrenirsek, çocuklarımıza da bunu öğretip “Teknolojiyi Müslümanların lehine nasıl kullanabiliriz?”in cevabını vermiş oluruz. Bu da bizi teknolojinin Müslümancasına götürür.

Bir diğer husus ise kullanmasını öğrendiğimiz teknolojinin üretiminde de bulunmamız gerektiğidir.

Eğer biz bunun için uğraşmazsak, çalışmazsak; bunu da sonraki nesillere aktarmazsak; başkaları yapıyor zaten ne gerek var uğraşmaya dersek, belki biz ucuz yırtarız da neslimiz kesinlikle batılın önderliğindeki teknolojinin büyüsüne kapılıp gidecek ve o zaman onları uyaran kimse olmayacaktır. Bu sefer, nesiller o büyülenmişlikle kendi babasına, dedesine geri kalmış, gerici, yobaz demeye başlayacak.

Geç kalınmış bu durum için sıkı bir şekilde çalışma bizi beklemekte. Bizler bir şekilde bunu başlatmalı ve başarmalıyız.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2017

Reklam

En Çok Okunanlar

Başyazılar

Haccı Yaşamak

Nureddin SOYAK

Eylül 2017

Kurtuluşa Erenler

Nureddin SOYAK

Temmuz 2017

Video