Neslin Dirilişi ve Aile
Temmuz 2017 Kadriye YILDIRIM

Neslin Dirilişi ve Aile

Aile; anne, baba ve çocuklardan oluşan, üyeleri arasında karşılıklı sevgi, saygı, dayanışma ve birbirlerine ait olma duygusu bulunan bir topluluktur. Aile toplumun temeli kabul edilir. Ailelerin süsü çocuklardır. Sevgi çerçevesinde oluşturulan bu kurumda Kur’an’da ki ayetlerde bize bildirildiği üzere çocuklar hem en güzel emanet hem de imtihan vesilesidir. “Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız sizin için birer imtihandır. En büyük mükâfat Allah katındadır.” (Enfal, 28)

Peki bu kadar sevilen bir varlık, küçük masum bir yavru nasıl imtihan olabilir? İşte burada anne ve babaya büyük görev düşmektedir. Anne babaların en önemli görevi çocukların eğitimi ve İslam’a ve insanlığa hayırlı birer fert yetiştirmektir.

Bugünün küçükleri yarının büyükleridir. Onların aldığı terbiye ve eğitim yarının toplumunu büyük ölçüde şekillendirecektir. İslam ümmeti son yüzyıldır büyük acılar ve sıkıntılar yaşamaktadır. Evlatlarımızı İslami kurallara göre eğitip ümmete ve insanlığa faydalı fertler olarak yetiştirmeliyiz. Neslin dirilişi böylece ailede başlamaktadır.

Çocuğun Eğitimi

Çocuğun eğitimi anne karnında başlamaktadır. Mü’min bir kadın hamileliği boyunca yediklerine, içtiklerine, hal ve hareketlerine çok dikkat etmelidir. Kavgalardan, stresten uzak durmalı, Allah’ın bizzat kendisine yaşattığı bu mucizenin değerini bilmelidir. Mümkün olduğu sürece abdestli olup efendimizin tavsiyesi üzere bir kez Kur’an’ı hatmetmelidir.

Çocuk doğduktan sonra diğer bir evre 0-2 yaş dönemidir. Bilimsel olarak da açıklanmıştır ki çocukların din eğitimi temelleri bu dönemde büyük ölçüde oluşur. Daha sonraki yıllarda çocukların kişilik gelişimi oluşur. Bu dönemde çocukların modeli anne ve babasıdır. Çocuğun nasıl bir ortamda yetiştiği onun kimliğini belirler.

Tabi ki çocuk eğitimi için öncelikle sağlıklı bir iletişimin olduğu aile yapısı çok önemlidir. Anne babanın iletişim şekli hatta birbirlerine hitabı ve ifade tarzı çocuk için esas modeldir. Bu duruma en güzel örneği üsve-i hasene olan efendimiz aleyhisselam’dan verelim. O hep sevgi diliyle konuşurdu.

Bir hadisinde “Biriniz kardeşini sevdiği zaman bunu ona bildirsin.” buyurmuştur. Eşlerine ve çocuklarına sevdiğini söyler, bunu davranışlarıyla da gösterirdi. Yine Kur’an’da Hz. Lokman’ın “Yavrucuğum Allah’a ortak koşma” hitabı çocuklarımıza karşı nasıl hitap etmemiz konusunda bizim için bir kılavuzdur.

İletişimde bir diğer unsur da ebeveynlerin çocuklarını dinlemesidir. Bu öyle bir dinleme şeklidir ki çocuğunuz konuşurken kendi görüşlerinizi bildirmeden ve geri bildirim vermeden sadece onu dinlemektir. Daha sonra düşüncelerinin doğruluğu ve yanlışlığı konusunda ona, rencide etmeden, fikirlerini sorgulayacak şekilde sorular ve cümlelerle cevap verilmelidir. Bu çocuğun kendisinin doğruyu bulmasını sağlar.

Bu şekilde iletişimin iyi olduğu, dini hassasiyetlerin bulunduğu ve öğretildiği bir ailede yetişen çocuklar öz güvenli, merhametli, saygılı, insanlığı seven birer fert olur. Böyle fertlerden oluşan bir toplum, ümmeti ve insanlık için faydalı işler yapar. Ümmetin dirilişi için neslin dirilişi şarttır, bu da aile başlar.

Peygamber efendimiz aleyhisselam “Hepiniz bir sürünün çobanı gibisiniz. Çobanın sürürsünü koruduğu gibi sizde evinizde eliniz altında olanı cehennemden korumalısınız. Onlara Müslümanlığı öğretmezseniz mesul olursunuz.” (Müslim) buyurmuş, çocuk eğitiminin ehemmiyetini bu şekilde ifade etmiştir. Amacımız güzel ve doğru olduğu halde, ona götüren yol doğru değilse çoğu zaman istenilenin tersiyle karşılaşılır. Bu çocuk eğitimi içinde geçerlidir. Buna engel olmak için eğitimde zorlayıcı olmamalı, hikmetle hareket edilmeli, çocuklara nasihat etmekten çok örnek olunmalı, şefkatle yaklaşılmalı, bir de efendimizin usulü olarak tedrici (azar azar, kademeli olarak) İslam esasları öğretilmelidir.

İslam’ın kuralları çocuk eğitiminin her safhasında geçerlidir. Bunlardan biri de çocuk evlenme çağına geldiğinde onu evlendirmek ve İslami esaslara uygun bir düğün yapmaktır. İslam esasları düğünlerde de geçerlidir. Maalesef günümüz düğünlerinde Avrupai adetler öne geçmiştir. Anadolu’da düğünlerde kadın ve erkekler ayrı şekilde eğlenip, eğlencelerine haram bakışlar katmamaktadır.

Aile kurumunun kurulmasında ilk basamak olan düğünler israftan, haram bakışlardan, haram faaliyetlerden uzak olmalı, organizeler İslam kurallarının sınırları dışına çıkmamalıdır. İlk basamakta güzel bir adım atılırsa güzel bir aile kurulur. Bu ailede yetişen çocuklar da ümmet için diriliş olur.

Rabbim öncelikle iyi bir kul olmayı, iyi bir evlat, iyi bir ebeveyn olmayı nasip etsin. Biz aciz birer kul olduğumuz için bizlere bu üç hususta yardım etsin.

Selam ve dua ile…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Temmuz 2017

Sayı: 348

İlkadım Arşiv