Kurtuluşa Erenler
Temmuz 2017 Nureddin SOYAK

Kurtuluşa Erenler

Kurtuluş kulağa ne kadar da hoş geliyor değil mi? Düşman saldırılarından ve düşman işgalinden kurtulmak, zulümden kurtulmak, haksızlıklardan kurtulmak, işkencelerden kurtulmak, maddi ve manevi hastalıklardan kurtulmak, darbecilerden kurtulmak… Sen ihlâs ve samimiyetle Allah’a kul olursan her türlü darbeciye darbeyi Allah vurur. Kısacası her türlü bela ve musibetlerden kurtulmak ne kadar güzeldir. Ya cehennemden kurtulup cennete kavuşmak? İşte gerçek kurtuluş budur.

Rabbimiz: “Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir.” (Âl-i İmran, 185) buyurmaktadır. Dünyada bela ve musibetlerden çok çeşitli yollarla kurtulmak mümkündür. Nihayet kaçınılmaz gerçek olan ölümle tüm dünyevi sıkıntılardan kurtulursunuz. Fakat ahirette kurtuluşun tek yolu vardır, o da cennete girebilmektir. Cehennemden kurtulup cennete kavuşmanın yollarını ise Rabbimiz bize bir bir haber vermiştir.

Rabbimizin gösterdiği doğru yol üzere olmalı. “İşte onlar Rablerinden bir doğru yol üzerindeler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.” (Bakara, 5)

Kurtuluşa ermenin yolu öncelikle Rabbimizin gösterdiği yola koyulmaktır. Eğip bükmeden ona samimi olarak tabi olmalıdır. Bu yolun tarifi ise ilahi ve nebevi öğreti de mevcuttur.

Allah’a karşı gelmekten sakınmalı. “Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.” (Bakara, 189)

Her hususta Rabbe itaat etmeden kulluğun gerçekleşmesi mümkün olmaz. O yolda daim ve kaim olabilmek ise Rabbimize karşı gelmekten sakınmaktır.

Allah taraftarı olmalı. “Allah tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Mücadele, 22)

Mü’min her hal ve hareketi ile hangi taraftan olduğunu belli etmelidir.

Allah’ı çok zikretmeli. “Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.” (Cuma, 10)

Mü’min kâliyle de haliyle de Rabbini zikretmelidir. Kâliyle Allah derken haliyle Allah’tan uzak olmamalıdır. Her halde Rabbiyle beraber olabilenler zikrin şuuruna erenlerdir.

Allah’a çağırmalı. “Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” (Âl-i İmran, 104)

Kurtuluşa ermek, sadece kendini düşünmekle mümkün olmaz. İnsanları da hayra çağırıp şerlerden sakındırmalıdır. Bakıldığında Allah’ı hatırlatabilen kulların, kulları Allah’a çağırmasına çok ihtiyaç vardır. Çağrı hem hal hem de kâl ile olur. Bu mü’minler üzerine bir sorumluluktur. Allah’a çağırdığını zannederek Allah’tan uzaklaştıranlardan olmamalıdır.

Sabırlı olmalı. “Ey iman edenler! Sabredin. Sabır yarışında düşmanlarınızı geçin. Hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.” (Âl-i İmran, 200)

Rabbimiz sabredenlerle beraberdir.

Şükürlü olmalı. “Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.” (Araf, 69)

Kullara teşekkür ettiği kadar Allah’a şükredemeyenler şükürsüzdürler. Şükürde kurtuluşun önemli yollarından biridir.

Allah ve Resulün hükmüne ram olmalı. “Aralarında hüküm vermek için Allah’a ve Resulüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak ‘İşittik ve iman ettik’ demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Nur, 51)

Mü’min hayatının her safhasını ilahi ahkâma göre düzenlemek zorundadır. Bunu başaranlar ancak kurtuluşa erebilirler.

Haramlardan sakınmalı. “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide, 90)

Helal haram kaygısı taşımayanların kurtuluşa ermesi mümkün değildir.

Her şeyiyle cihad etmeli. “Peygamber ve beraberindeki mü’minler, mallarıyla canlarıyla cihad ettiler. Bütün hayırlar işte bunlarındır. İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Tevbe, 88)

Cihadsız kurtulmak mümkün olsaydı, Allah’ın en sevgilileri olan, en merhametli peygamberler cihad etmezlerdi. Ne zaman, kiminle, nasıl cihad edeceğini de bilmelidir.

Hayırda yarışmalı. “Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (Hac, 77)

Mizan da salih amellerin ağır gelebilmesi için mü’minlerin sürekli hayır üzere olmaları gerekir. “Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Mü’minun, 102)

Hata ve kusurlara tevbe etmeli. “Ey mü’minler, hep birlikte tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!” (Nur, 31)

Hatasız kul olmaz, hata ve kusurlara sürekli tevbe etmeli.

Arınmalı. “Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.” (Ala, 14-15)

Gerçek arınma ise ihlâs ve samimiyetle yapılan kullukla mümkündür.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Temmuz 2017

Sayı: 348

İlkadım Arşiv