Eğitimde Materyal Sorunu

Eğitim süreci, belirli bilgi, duygu ve becerilerin öğrenene aktarılmak yoluyla onlarda bir takım davranış değişmelerinin oluşmasını beraberinde getiren bir süreci ifade etmektedir. Gerçekte eğitim süreci, bir iletişim sürecini kapsar. İletişim ise bir takım mesajların belirli kanallar yoluyla kaynaktan alıcıya ulaşması ve alıcıda bir takım değişimlerin/tepkilerin oluşmasını ifade etmektedir. Örneğin “bir öğretmenin öğrencisine harita üzerinden İç Anadolu Bölgesinin coğrafi şekillerini göstererek atlatması ve öğrencinin sorulduğunda, öğrendiklerine ilişkin açıklama yapması” bir iletişim sürecini iade etmektedir.

İletişim sürecinde kaynağın yetkinliği, mesajın doğruluğu kadar önemli olan bir etken de hiç şüphesiz, iletişim kanallarının etkin kullanılması ya da kanal ögesinin etkin olarak düzenlenmiş olmasıdır. İletişim süreci açısından kanal, mesajların kaynaktan alıcıya ulaşması esnasında izlenen yöntemleri ve kullanılan vasıtaları kapsamaktadır. Yukarıdaki örnekte geçen süreçteki söz, harita, beden dili vb. “kanal” öğesinin kapsamındadır. Anlatmak, göstermek, açıklamak, sormak vb. yöntem kavramının; harita, beden dili, kitap, kâğıt, tahta vb. ise materyal kavramının kapsamındadır.

Eğitim / İletişim sürecinin amacına ulaşması, kanalların doğru şekilde yapılandırılması, organize edilmesi ve koordine edilmesi ile yakından ilişkilidir. Bir başka ifade ile amaca ulaşmak, kanalın işlevini etkin şekilde yerine getirebilmesi ile mümkündür. Bu nedenle yöntem ve materyallerin amaca uygun olarak doğru belirlenmesi, planlanması, organize edilmesi, koordine edilmesi ve işe doğru koşulması önem arz etmektedir.

Genel olarak materyal, öğrenmeyi kolaylaştıran ve güçlendiren her şey olarak tanımlanabilir. Öğrenenin beş duyu organına hitap eden her şey materyal olarak değerlendirilebilir. Her ne kadar “her şey” olarak ifade edilse de materyal olan her şeyin, materyal olma işlevini layıkıyla yerine getirdiği/getireceği söylenemez. Önemli olan öğretim sürecinde bir materyalin işe koşulması değil; uygun, etkili ve işlevsel materyallerin işe koşulmasıdır. Burada en önemli belirleyicinin, kullanılacak materyali belirleyip geliştiren ve işe koşan öğreticinin, bu konudaki profesyonelliğinin olduğu belirtilmelidir.

Materyal belirleme, geliştirme/tasarlama ve kullanma açısından profesyonellik, öğrenmenin doğasının ve gereklerinin iyi bilinmesi ile ilgilidir. Başka bir ifade ile öğreticinin zihninde “hangi materyallerin hangi öğrenmelerde, nasıl tasarlanması ve kullanılması durumunda en yüksek öğrenme-öğretme verimi elde edilir?” sorusunun cevabı net olarak bulunmalı, bu bilgileri uygulama becerilerine sahip olması gerekmektedir. Profesyonellik denilen şey de tam bunu gerektirmektedir.

Burada önemli sorun, materyal hazırlama-geliştirme ve kullanma konusunda hangi ilkeler çerçevesinde hareket etmesi gerektiğinin öğretici tarafından bilinmesi, benimsenmesi ve uygulanabilmesidir.

Materyal Hazırlama ve Geliştirme İlkeleri

  • Basit, sade ve anlaşılabilir olmalıdır.
  • Öğretimin amaçlarına uygun seçilmeli ve hazırlanmalıdır.
  • Dersin konusunu oluşturan bütün bilgilerle değil, önemli ve özet bilgilerle donatılmalıdır.
  • Kullanılacak görsel özellikler (resim, grafik, renk vb.) materyalin önemli noktalarını vurgulamak amacıyla kullanılmalı, aşırı kullanımdan kaçınılmalıdır.
  • Kullanılan yazılı metinler ve görsel-işitsel öğeler, öğrencinin pedagojik özeliklerine uygun olmalı ve öğrencinin gerçek hayatıyla tutarlılık göstermelidir.
  • Öğrenciye alıştırma ve uygulama imkânı sağlamalıdır.
  • Mümkün olduğunca gerçek hayatı yansıtmalıdır.
  • Her öğrencinin erişimine ve kullanımına açık olmalıdır.
  • Sadece öğretmenin rahatlıkla kullanabildiği türden değil, öğrencilerin de kullanabileceği düzeyde basit olmalıdır.
  • Zaman içinde tekrar kullanılacak materyaller dayanıklı hazırlanmalı, bir defalık kullanımlarda zarar görmemelidir.
  • Hazırlanan öğretim materyalleri gerektiği takdirde, kolaylıkla geliştirilebilir ve güncelleştirilebilir olmalıdır.

Öğretim araç ve materyallerinin hazırlanması, imkân ve ihtiyaçlara göre güncellenmesi/geliştirilmesi önemli olmakla birlikte önemli olan bir diğer husus da eğitim süreçlerinde bu araç ve materyallerden yararlanabilmektir. Bununla ilgili olarak belki de ilk belirtilmesi gereken önemli konu, araç ve materyalin, yalnızca bir vasıta olduğu, amaç haline gelmemesi gerektiğidir. Aksi halde araçların bir amaç haline gelmesi, gereksiz zaman, emek ve para kaybını beraberinde getirecektir. Başka bir ifade ile araç ve materyal kullanmak bir amaç olarak algılanmayıp, amaca hizmet ettiği ölçüde kullanılması gerektiği belirtilmelidir.

Belirtilmesi gereken başka bir önemli nokta da, hiçbir araç ve materyalin, eğitimcinin yerine alamayacağı, araç ve materyalin ancak eğitimci tarafından doğru hazırlanıp kullanılabildiği ölçüde anlamlı ve yararlı olacağı unutulmamalıdır.

Ayrıca araç ve materyalin etkililiği ile öğrencinin öğrenme tarzı arasındaki ilişki de göz önünde bulundurulmalıdır. Öğrencilerin bir kısmı üzerinde yazılı, bir kısmı üzerinde sözlü, bir kısmı üzerinde görsel vb. araç ve materyaller daha etkilidir. Buna göre araç ve materyalde zenginlik, çeşitlilik ve öğrencinin öğrenme tarzına uygun şekilde tasarlanmışlık özellikleri önemsenmelidir.

Tüm bunlarla birlikte, araç ve materyal konusunda özellikle okuma ve anlamaya, varlık ve nesneler ile duygu ve düşünceler arasında ilişkiler kurup yeni düşünsel üretimlerde bulunmaya/bulundurmaya uygun araçların kullanılmasına daha çok yer verilmesi gerektiği belirtilmelidir. Bununla ilgili olarak öğretmenin, özellikle okunacak kitaplarla ilgili geniş bir birikime sahip olması gerekmektedir. Öğrencilere, en önemli bilgi edinme yollarından biri olan kitap okuma alışkanlık ve becerilerini kazandırması ve geliştirmesi için öğretmenin kendisinin bu alışkanlık ve becerilere sahip olması; öğretmeyi istediği konuda öğrencilere farklı kitaplar önerebilecek bir hazineye sahip olması gereklidir. Diğer taraftan ve son olarak, hiçbir materyal ya da aracın, öğretmenin yerini tutamayacağı da belirtilmelidir.

Selam ve dua ile…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Eylül 2017

Sayı: 350

İlkadım Arşiv